Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14345 E. 2009/16569 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14345
KARAR NO : 2009/16569
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, SSK’lı süreler hariç 1.12.1998- 25.10.2006 tarihleri arası bağkur sigortalısı olduğunun tesbiti ile sağlık yardımlarından dolayı borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.12.1998 tarihinden itibaren 25.10.2006 tarihine kadar zorunlu SSK’lı çalışmaları dışında isteğe bağlı … sigortalısı olduğunun ve sağlık yardımlarından dolayı borcu bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda istemin kısmen kabulü ile,davacının 19.03.1998-31.10.1998 ve 30.08.2001-15.09.2006 tarihleri arasındaki zorunlu SSK’lı olduğu süreler haricinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tesbitine,davacıya yersiz sağlık karnesi kullanımından dolayı çıkartılan borcun iptaline karar verilmiştir.
Gerçekten mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, 05.09.2007 tarihli hizmet cetvelinde görünen 08 kodlu 04.07.2006 ve 15.09.2006 tarihli işlemler, davacının talebi üzerine yapılan yersiz prim iadesi olduğu halde maddi yanılgı sonucunda davacı tarafından yapılan isteğe bağlı prim ödemeleri kabul edilerek davacının sözkonusu dönemlerdeki prim ödemeleri nedeniyle, isteğe bağlı sigortalı olmak konusunda iradesini ortaya koyduğu gerekçesiyle Kurumca primleri itirazsız olarak tahsil edilen bu dönemin isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü gerektiğinden sözedilmiş ise de bozma ilamı bu yönüyle maddi yanılgıya dayalı olduğundan ve kamu düzenine tabi işlerde hatalı bozma kararına uyma karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından davacı lehine bir sonuçta doğurmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.10.2002 gün Esas 2002/10-895 Karar 2002/838 ve 1.7.2003, 21.425-441 sayılı kararları da bu yöndedir.
Yapılacak iş;Kurumun 19.03.1998-31.10.1998 tarihleri arasındaki dönemde davacının isteğe bağlı sigortalı olduğunu kabul ettiği dikkate alınarak, davacının Kuruma yaptığı isteğe bağlı prim ödemelerini araştırmak, yapılan ödemelerin davacının hangi tarihe kadar ki isteğe bağlı sigortalılığını karşıladığını Kurumdan sormak,506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu dönemlerde isteğe bağlı … sigortalısı olamayacağı göz önünde bulundurulmak suretiyle dosyadaki tüm delilleri değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.