Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/17696 E. 2009/16087 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17696
KARAR NO : 2009/16087
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde Ocak-1989 tarihinden itibaren Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, Ocak 1989 tarihinden itibaren davalı işverenlere ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti ile işçilik alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece, tanık sözlerine dayanılarak davacının Emirgan Çay Bahçesi unvanlı iş yerinde davalı … Damar ve … yanında 01.01.1992-09.06.2006 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tesbiti ile kararda yazılı işçilik alacaklarının aynı davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan, tesbiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bu güne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumaları da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez.
Öte yandan, davalı işverenler, davacının çalıştığını iddia ettiği çay bahçesinin 2004 yılından bu yana yapılan tadilat ve inşa edilen kapalı alan sayesinde senenin 12 ayı çalışır duruma getirildiğini, 2004 yılına kadar senenin 6 ayı faaliyete açık bir yer olduğunu iddia etmişler ve mülkiyeti Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne ait olan çay bahçesinin tadilatına ilişkin Gençlik ve Spor İl Başkanlığı’nın 25.10.2005 tarihli yazısını ibraz etmişlerdir. Şanlıurfa Çaycılar ve Kahveciler Odası Başkanlığı 07.05.2007 tarihli cevabi yazısında, çay bahçelerinin ruhsat kanunlarında belirtilen şartlarda eğer müştelimatı varsa, yazlık kışlık çalıştığını; şayet müştemilatı ruhsatta geçmiyorsa sadece sezonluk çay bahçesi ruhsatı olduğunu ve sadece yaz aylarında faaliyette bulunduğunu belirtmiştir. Mahkemece, davacının çalıştığını iddia ettiği çay bahçesinin sezonluk faaliyette bulunup bulunmadığı araştırılmadan sonuca gidilmiştir.
Ayrıca, dosya içerisinde davacının askerlik hizmeti ile ilgili bilgi ve belge bulunmamakta olup, mahkemece, 1974 doğumlu olan davacının tesbitine karar verilen süre ile askerlik süresinin çakışıp çakışmadığı belirlenmeden hüküm kurulması da isabetsizdir.
Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olan bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, davacı ile aynı tarihte birlikte çalışan ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilen dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar belirlenerek, bu tanıkların bilgilerine başvurmak ve gerektiğinde, tesbitine karar verilen 01.01.1995-09.06.2006 tarihleri arasında davacının çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve ayrıca çalışıldığı iddia olunan çay bahçesinin ruhsatının ve eki belgelerinin ilgili belediyeden celbi ile sezonluk işyeri olup olmadığı tespit edilmek; davacının askerlik hizmetini yapıp yapmadığını, yaptı ise hangi tarihler arasında yaptığını ilgili askerlik şubesinden sormak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde Mehmet Damar ve …’a iadesine bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 10.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.