Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2005/13492 E. 2006/1419 K. 28.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13492
KARAR NO : 2006/1419
KARAR TARİHİ : 28.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen hüküm katılan Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 127 ada 4 parsel sayılı 4078.14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davacının davasının kabulüne katılan Hazinenin davasının reddine ve dava konusu parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmayıp tespit gününe kadar 20 yılı aşkın süre ile davacının ve miras bırakanlarının zilyetliğinde olduğunun tanıklarca haber verilmesine, tanık sözlerinin ziraatçi bilirkişi raporuyla da doğrulanmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE.
Ancak, dinlenen tanık sözleri tutanak içeriğine aykırı düştüğü halde, 3402 Kadastro Yasasının 30/2 m. Uyarınca tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmemiş olması doğru olmadığı gibi, taşınmazın kuru yada sulu arazi olup olmadığı yönünden 3083 Sayılı Yasa ile 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14.maddesinde değişiklik yapan 5403 Sayılı Yasanın 26.maddesi doğrultusunda araştırma yapılmaması ve de davacı adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tespit yada tescil edilip edilmediğinin merciileri nezdinde araştırılmamış olması da doğru değildir.
Katılan hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 28.2.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.