Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2762 E. 2023/257 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2762
KARAR NO : 2023/257
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın 40 yılı aşkın süredir müvekkili tarafından ve öncesinde de murisleri tarafından kullanıldığını belirterek dava konusu taşınmazın müvekkili davacı adına tapuya tesciline ve taşınmazın beyanlar hanesine zilyet olarak davacının isminin yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 2/B vasfındaki taşınmazın şahıs adına tescilinin mümkün olmadığını ve davacının somut delillerle davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Taşınmazın keşif tarihi itibariyle Mersin-Antalya karayolunun alt kotunda yer aldığını, yolun yapım çalışmaları sırasında düzenlenip yol için uygun hale getirildiğini, ancak taşınmaz üzerinde eskiden kalma bir sulama havuzunun bulunup davacının tanıklarının beyanlarına göre davacı tarafça eskiden tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını ve ziraat bilirkişisinin raporunda da bu hususun doğrulandığını, davacı taraf tapu iptal talebinde bulunsa da dava konusu edilen taşınmazın tapu kaydının iptalini gerektirir, yasal veya fiili bir neden gösterilemediği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 151 ada 179 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine zilyedinin davacı … olduğunun yazılmasına” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; vekalet ücretine yönelik hükmün hatalı olduğunu, taleplerinin terditli olup dava kabul edildiğine göre kendileri lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken davalı Hazine lehine vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, aynı nedenlerle yargılama giderlerinin de davalıya yükletilmesi gerektiğini, taşınmazın özellikleri ve tanık beyanları karşısında tapu iptali ve tescil talebi yönünden de davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davacının zilyetliğinin bulunmadığını, davanın reddi gerekirken kabulüne yönelik yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Evveliyatı orman olan taşınmazın zilyetlikle edinilmesinin mümkün bulunmadığından davacının tapu iptali ve tescile yönelik talebinin reddinin doğru ve yerinde olduğunu, taşınmaz üzerinde kadastro tespit tarihinde davacının zilyetliği bulunmadığından zilyetliğin tespit ve tescili talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu” gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili ve davalı Hazine vekili temyiz istemindebulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın 40 yılı aşkın süredir müvekkili tarafından öncesinde ise müvekkilinin ataları tarafından tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının tapu iptali ve tescil talebine yönelik davasının reddedildiğini, Hazine lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktu yerine nispi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini gerektirir şartların oluşup oluşmadığı, kullanım kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın davacının kullanımında bulunup bulunmadığı ve davalı Hazine lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktu ya da nispi olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’a 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Kullanım kadastrosu sonucunda Mersin ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 151 ada 179 parsel sayılı 3.460,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.