YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14801
KARAR NO : 2009/13191
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ : Sarıyer İcra Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı(3.kişi) ile davalılardan (Borçlu) vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalılardan (Borçlu) vekili tarafındanda duruşma talep edilmesi üzerine, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Yerel Mahkemece, dava değeri 01.01.2007 tarihi itibari ile 3.360,00 YTL yi geçmediğinden verilen 2.11.2007 tarihi kararın kesin olduğu gerekçesi ile tarafların temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalılardan … bu kararı süresinde temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır.
İstihkak davalarında, alacak tutarı ile haczedilen dava konusu menkullerin değerinden hangisi az ise kesinlik sınırı o değere göre belirlenir. İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2002/983 E sayılı takip dosyasındaki alacak miktarı 100.031.420.000 TL, Sarıyer İcra Müdürlüğü’nün 2004/84 Tal sayılı doyası ile yapılan 14.01.2004 tarihli haciz tutanağı ile haczedilen ve değerleri takdir edilen menkullerin toplam değeri 2.700,00 YTL dir. Ancak haciz tutanağında yazılı üç adet yağlıboya tablonun değerinin tespit edilmediği görülmektedir. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde dava değerini 2.200,00 YTL olarak göstermiş ise de bu miktar mahkemeyi bağlamaz. Bu nedenle değer tespiti yapılmadan üç adet yağlı boya taplolar da birlikte değerlendirildiğinde kararın kesin olduğu söylenemez. Hal böyle olunca, mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı bozularak kaldırılmalı ve davacı ile davalı …’in Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazları incelenmelidir.
2-Uyuşmazlık 3.kişinin İ.İ.K’nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir.
İstihkak davaları İİK’nun 97 ve HUMK.’nun 512 maddesi gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nisbi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca alacak tutarı ile haczedilen dava konusu menkullerin değerinden hangisi az ise o değer üzerinden %054 oranında hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının ¼’ü anılan yasanın 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Mahkemece, Sarıyer İcra Müdürlüğü’nün 2004/84 Tal sayılı doyası ile 14.01.2004 tarihli haciz tutanağı ile haczedilen üç adet yağlıboya tablonun değeri tespit edilmeden dava dilekçesinde belirtilen 2.200,00 YTL değer üzerinden nisbi harç alınarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece 14.01.2004 tarihli haciz tutanağında değerleri takdir edilmeyen üç adet yağlı boya tablonun değeri bilirkişi aracılığı ile tespit edilip, alacak tutarı ile haczedilen dava konusu menkullerin değerinden hangisi az ise o değer üzerinden %054 oranında hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının ¼’ü anılan Yasanın 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngören 32. maddeye aykırı olarak davaya eksik harçla bakılması doğru değildir.
Yapılacak iş; tabloların değerleri bilirkişiye tespit ettirilerek nispi harcın eksik alınıp alınmadığını belirlemek, eksik ise tamamlattırıldıktan sonra işin esasına girerek bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik harç alınarak yargılamaya devam edilip karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekili ile davalılardan …’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 6.3.2008 tarihli kararının bozularak kaldırılmasına, mahkemenin 2.11.2007 tarihli kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların 2.11.2007 tarihli karara yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.10.2009 günü oybirliği ile karar verildi