YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4327
KARAR NO : 2009/1325
KARAR TARİHİ : 12.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
…
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … A.Ş’den temlik olan … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu … …’nın, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla Antalya ili, … Mahallesi, 6307 Ada, 12 parsel E Blok 1, 2, 3, 4 nolu, F blok 1, 2, 3, 4, 20 nolu, D Blok 1 nolu bağımsız bölümlerdeki hissesini 1999 yılında muvazaalı boşandığı eşi …’e boşanma tazminatı olarak devrettiğini, Antalya, Serik İlçesi, Karadayı Köyü, 1873,1874, 1875 parselde kayıtlı taşınmazları üzerine 1998/4072 Esas sayılı takip dosyası ile anlaşmalı haciz koydurduğunu ve icra satış sonucu taşınmazların borçlunun gayriresmi ortağı Bülent Karacan tarafından alındığını onun tarafından 6.4.2004 tarihinde borçlunun işçisi davalı …’ya, onun tarafından da 3.5.2006 tarihinde borçlunun boşandığı eşi davalı …’e, … tarafından da 17.5.2006 tarihinde davalı …’a satıldığını; Antalya, Manavgat İlçesi, Çolaklı mevkii, 131 Ada, 6 parselde kurulu SS Devak sahil sitesi Yapı Kooperatifteki hissesini de 1998 yılında …’e devrettiğini, davalı borçlu Hamza …’nın aynı kooperatifteki hissesini 1998 yılında davalı … Bayburt’a devrettiğini belirterek, tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … …, davacı tarafından haczedilen taşınmazların borcu karşılamaya yeterli olduğunu, aciz halinin gerçekleşmediğini, davacının dava sebebini açıklaması gerektiğini, İİK.nun 277.ve devamı maddelerine dayanılması halinde hakdüşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … … vekili cevap dilekçesinde, takip konusu alacakla ilgili açtıkları menfi tesbit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu kooperatif hissesinin müvekkilinden habersiz kardeşi borçlu … tarafından satıldığını, bu konuda da Ankara Ticaret Mahkemesine dava açtıklarını, borçlu …’nin eşi …’dan muvazaalı boşandığını, halen birlikte oturduklarını, … ile ortak olduğunu, …’nin işçileri olduğunu, davalı kardeşi …’nın müvekkilini de kandırdığını, yaptığı işlemlerin muvazaalı olduğunu belirterek, müvekkili yönünden davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava dilekçesinin dayandığı hukuki neden yönünden açıklanması gerektiğini, aciz belgesi sunulmadığını, davanın 5 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu kooperatif hisselerinin 1163 sayılı yasanın 19/son maddesi gereğince haczedilemiyeceğini, bu konuda kesin hüküm bulunduğunu, Serik’teki taşınmazlar için yapılan ihalenin kesinleştiği, davacının sıra cetveline ve ihaleye itiraz etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili müvekkilinin iyiniyetli 4. kişi olduğunu, dava konusu taşınmazları 225.000.00.YTL bedelle aldığını, davanın süresinde açılmadığını belirterek, reddini istemiştir.
Davalı … tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu Antalya, … Mahallesi, 6307 Ada, 12 parselde bulunan, E blok 1, 2, 3, 4 nolu bağımsız bölümlerin, F Blok 1, 2, 3, 4, 20 nolu bağımsız bölümlerin, D Blok, 1 nolu bağımsız bölümün tapu kaydından davalı borçluların malik ve hissedar olmadıkları, …Kooperatifindeki hisselerin davalı borçlular tarafından 1.9.1998 ve 15.10.1997 tarihinde devredildiği, davanın ise hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığı, dava konusu Serik, Karadayı Köyü, 1873, 1874, 1875 nolu parsellerin ise İcra Müdürlüğü
aracılığıyla satıldığı ve mülkiyetinin daha sonra birden fazla el değiştirdiği davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm alacağı hüküm tarihinden sonra temlik olan … tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmü temyiz ancak, o davada taraf olanlara usulce tanınmış bir haktır. Davaya karşı 3.kişi durumunda olanlar hükmün verilmesi ile kesinleşmesi arasındaki dönemde alacağı temlik almış olsalar bile davada taraf sıfatını almadıklarından, hükmü temyiz etme yetkileri de yoktur.
Somut olayda takip konusu alacak davacı … A.Ş tarafından 25.12.2007 tarihli hükümden sonra 17.4.2008 tarihinde …’ye temlik edilmiştir. Davacı … A.Ş vekili 29.4.2008 tarihli dilekçesi ile takip konusu alacağın müvekkili şirket ile … arasında 30.4.2007 tarihinde imzalanan alacak satış sözleşmesi uyarınca ve hükümleri çerçevesinde 17.4.2008 tarihinde temlik edildiğini, müvekkilinin davada alacak hakkı ve taraf sıfatı kalmadığını, davanın … tarafından takip edilmesi gerekeceğini ve tebligatların da temlik alacaklısına yapılmasını talep etmiştir.
Yerel mahkeme kararı … A.Ş vekiline 14.5.2008, temlik alacaklısı …’ye 15.5.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve hükmün … tarafından 13.5.2008 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
O halde hükmü temyiz eden temlik alacaklısının hüküm tarihinde davanın tarafı olmadığı, dolayısıyla hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temlik alacaklısı …’nin temyiz talebinin REDDİNE ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden …’ye geri verilmesine 12.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.