YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4914
KARAR NO : 2009/669
KARAR TARİHİ : 16.02.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıya ait, sevk ve idaresindeki aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 7.392.00 YTL tazminattan, davalıdan ve trafik sigorta şirketinden tahsil edilen toplam 6.724.00 YTL’nin mahsubu ile bakiye 668.00 YTL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, olayda davalı sürücü tam kusurlu olduğundan, davanın kabulü ile, 668.00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
07.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2007 tarihinden itibaren 1.170.00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, miktar itibariyle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.