Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3451 E. 2009/6387 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3451
KARAR NO : 2009/6387
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait resmi aracın davalının yönetiminde iken, dava dışı bir araca kusurlu olarak arkadan çarparak hasara neden olduğunu ve hasarı tespit ettirdiklerini ileri sürerek, 11.262,35. TL’nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare ödeme nedeniyle davanın 6.280,64. TL’lık kısmından feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı, kusuru kabul etmediğini, arızalı ve frenleri tutmayan araçla göreve çıkarıldığını, kendisini arızalı araçla göreve çıkaranların sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile bakiye 4.352,71. TL’nın 05.01.2006 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, feragat edilen kısımla ilgili davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iş akdine bağlı olarak çalışan görevlinin çalıştığı kuruma karşı trafik kazası sonucu vermiş olduğu zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ilişki iş hukukundan kaynaklanmakta olup, taraflar arasında işçi-işveren münasebetinin bulunduğu ihtilafsızdır. O halde, olayda iş hukuku kuralları uygulanması gerektiğinden, uyuşmazlığın çözümü iş mahkemelerinin görev alanına girmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında res’en gözetileceğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.