YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2445
KARAR NO : 2008/4616
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
ESAS 2008 KARAR
2445 4616
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 16.145.YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini davalı aracın trafik sigortasından 5.750.YTL tahsil edildiğini belirterek bakiye 10.395.YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili aleyhe olan hususları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece dosya kapsamına benimsenen bilirkişi raporuna göre sübut bulan davanın kısmen kabulü ile 3700.YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kaza tesbit tutanağında; davalı sürücünün, önünde aynı yöne seyreden sigortalı aracın kompen dinlenme tesisine dönmek için yavaşlaması ile orta refije geçtiği sırada davalı aracın ön kısmıyla sigortalı aracın arka kısmına çarparak arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğunu belirtmiştir. Konya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/43-281 sayılı dosyasında trafikçi bilirkişiden alınan 26.10.2006 tarihli terditli raporda davalı sürücüye arkadan çarpma kuralını ihlalden 5/8, sigortalı sürücüye sola dönüşlerde işaret vermeyip dönüşe başlamadan sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermediğinden 3/8 kusur verilmiş; aynı raporda sigortalı sürücünün sol şeritten gitmesi halinde davalı sürücünün 6/8, zorunlu neden olmadıkça aracının hızını trafiğe engel olacak şekilde azaltmak veya ani yavaşlamaktan sigortalı sürücünün 2/8 kusurlu olacağı belirtilmiştir.
Aynı dava dosyasında bir başka trafikçi bilirkişiden alınan 5.6.2007 tarihli raporda davalı sürücüye arkadan çarpma kuralını ihlal etmekten tam kusur verilmiştir. Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 15.8.2007 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davalı sürücünün önündeki araç güvenli mesafeden takip etmediğinden 1. derecede, sigortalı sürücünün sola dönüş yapılması uygun olmayan sürekli şerit çizgileriyle ayrılmış, tek yönlü yolun sol şeridinde seyredip, hız azaltıp, hatalı, manevra ile sola dönüşe geçtiğinden, 2. derecede kusurlu olduğu açıklanmıştır.
Eldeki dosyada hükme esas alınan 10.12.2007 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise davalı sürücüye önünde seyreden sigortalı araç güvenli ve yeterli mesafeden takip etmediğinden %60 sigortalı sürcüye tek yönlü yolun sol şeridinde seyrederken yola gereken dikkati vermeyip ortasından gelen ve kendisini güvenli mesafeden takip etmeyen davalı araca rağmen, sola yöneldiğinde davalı aracın duramayarak sürekli çift şerit çizgisiyle ayrılmış yolun orta ayırıcı kısmında çarpması nedeniyle %40 kusur izafe edilmiştir. Bu hali ile kusur yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile kaza tesbit tutanağı ve ceza mahkemesinden alınan bilirkişi raporları arasında çelişki meydana gelmiştir. BK.nun 53. maddesi hükme gereğince Hukuk Hakimi Ceza Mahkemesinde belirlenen kusur oranı ile bağlı olmayıp saptanan maddi olaylarla bağlıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık İTÜ ya da, Karayolları Trafik Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur yönünden rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
2-Sigortalı aracın Ilgın Noterliğinin 20.4.2007 tarihli satış sözleşmesi ile sigortalı tarafından …’e hasarlı olarak 7.000.YTL’ye satıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece tesbit edilen gerçek zarardan 7.000.YTL hasarlı satış bedeli indirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 14.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.