YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/162
KARAR NO : 2008/2185
KARAR TARİHİ : 28.04.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün,süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, sigortalısına 13.000.00 YTL ödendiği, davalıların 6/8 kusur oranına isabet eden 9.750.00 YTL’den, trafik sigortasından tahsil edilen 5.000.00 YTL’nin mahsubu ile bakiye 4.750.00 YTL tazminatın ferileriyle birlikte rücuen tahsili için davalılar aleyhinde başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalıların takibe vaki itirazlarının 4.750.00 YTL üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi,840.16 YTL’lik işlemiş faiz talebinin reddi kararının doğru olmadığına ilişkindir.
7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2007 tarihinden itibaren 1.170.00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmektedir.
2-Davalılar vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre,davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASI gerekmiştir
SONUÇ :Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE;(2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 57.10.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.