Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/29410 E. 2023/596 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29410
KARAR NO : 2023/596
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 nci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 ncü maddesinin birinci fıkrası, 58 nci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin dava dosyasının temyizen incelenerek lehine karar verilmesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kardeşi olan mağdur … ile tartıştığı sırada araya giren annesi olan mağdur …’na tokat atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, mağdur …’nun polisi araması üzerine mağdur “Polisler benim arabamı alırsa senin şeyini keserim, seni öldürürüm.” şeklindeki sözlerle tehdit ettiği, Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın kardeşi olan mağdur … ile tartıştığı, bu sırada araya giren annesi olan mağdur …’na tokat atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, mağdur …’nun polisi araması üzerine müştekiyi “Polisler benim arabamı alırsa senin şeyini keserim, seni öldürürüm.” şeklindeki sözlerle tehdit ettiği, mağdur …’nun sanığın mağdur …’na tehdit içerikli sözler söylediğine ilişkin beyanı, yaralamaya ilişkin doktor raporu olması nedeniyle, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
2. Ancak,
A.Sanık hakkında madur …’na yönelik tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, somut olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 inci maddesi uyarınca açılan kamu davasının mağdurunun …, 5237 sayılı Kanun’un 86/2 nci maddesi uyarınca açılan kamu davasının mağdurunun … olduğu, mağdurların farklı olması nedeniyle anılan Kanun hükümleri ile değişik 5271 sayılı 253/3. üncü maddesinin artık uygulama alanı bulmayacağı ve suç tarihinde sanığın mağdur …’na yönelik 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 inci maddesinde düzenlenen tehdit suçunun 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253/1 inci madde hükmü uyarınca uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; uzlaştırma işlemi yapılması ve anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2. Mağdur …’na yönelik tehdit suçu yönünden 1 nolu bozma sebebinin sonucuna göre uzlaşma sağlanamaması halinde ve mağdur …’na yönelik kasten yaralama suçu yönünden;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3.Tekerrüre esas alınan ilama konu, 5237 sayılı Kanun’un 141/1 inci maddesinde yer alan hırsızlık suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, anılan ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Nedenleriyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.