YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/333
KARAR NO : 2008/2238
KARAR TARİHİ : 29.04.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesinden verilen 27.6.2007 gün ve 2005/288-2007/235 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilince istenilmiş, davalı … tarafından duruşma talep edilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 29.4.2008 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … vek. Av. … , davalı … vek. Av. … ile davacı …. vek. Av. …’nun hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteklerinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalılardan … ’ün müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmazları diğer davalı …’a muvazaalı olarak sattığını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulü ile takibe konulan alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere taşınmazların satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar … ile … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalılardan … vekiline 17.08.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise davalı … vekili tarafından HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 12.9.2007 tarihinde verilmiştir. İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan iptal davaları aynı yasanın 281. maddesi hükmü gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğundan HUMK 176/1 maddesi ve bu fıkranın 11. bendi uyarınca bu davalarda adli ara verme söz konusu olmadığı gibi HUMK’nun 177. maddesi hükmü de uygulanmaz. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden davalı …’ın süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine
2) Davalılardan … ’ün temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların resmi senette gösterilen bedeli ile bilirkişilerce belirlenen gerçek değerleri arasında bir mislini aşan fark bulunmasına, resmi senetteki bedel dışında bir bedelin daha ödendiğinin davalılar tarafın resmi belgelerle kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … ‘ün yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 550.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 756.00 YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı … ‘den alınmasına 29.4.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.