YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7601
KARAR NO : 2009/7992
KARAR TARİHİ : 19.11.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 139 ada 1 parsel sayılı 32352.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hali arazi niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına, 139 ada 2 parsel sayılı 982.86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … kızı … adına tespit edilmiştir. Davacı … … kızı …, yasal süresi içinde adına tespit edilen 139 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, kendine ait bir bölüm yerin 139 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kaldığını bildirerek bu bölümün 139 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 139 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 11.05.2009 tarihli uzman bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün tespitinin iptali ile bu bölümün 139 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli olmayıp, zilyetliğe ilişkin tanık dinlenilmeden, uzman ziraatçı bilirkişiden rapor alınmadan ve tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde, tüm tespit bilirkişileri dinlenilmeden hali arazi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş olan davaya konu taşınmazın, davacı adına tesciline karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; yerel bilirkişiler, davacının bildireceği zilyetlik tanıkları, tüm tespit bilirkişileri ile üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve davacı tanıklarından dava konusu yerin öncesinde kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı gibi hususlar olaylara dayalı olarak … … sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Dinlenecek yerel bilirkişi ve zilyetlik tanıklarının beyanları arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmelidir. Tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan dava konusu bölümün tarımsal niteliğini ve bu bölümün zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığının bildirir şekilde, ayrıntılı ve komşu taşınmazlarla karışlaştırmalı değerlendirmeyi içeren, keşfe katılacak fen bilirkişisinden ise, keşif ve uygulamayı izleyip değerlendirmeye olanak veren ayrıntılı raporlar alınmalı çekişmeli taşınmazı 2000 yılında davacıya hibe ettiği bildirilen davacının babası … … Tok adına, kayıt ve belgeye dayanılmaksızın aynı
çalışma alanı içinde tespit ve tescil edilmiş taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi, çekişmeli taşınmazın, davanın reddine ve kabulüne karar verilen bütün bölümleri hakkında tescil hükmü kurulmamış olması ve dosya içine sehven giren ve bir başka davaya konu oldukları anlaşılan 132 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili tutanak asıllarının kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemiş olması da isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.