Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6016 E. 2009/7641 K. 10.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6016
KARAR NO : 2009/7641
KARAR TARİHİ : 10.11.2009

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, sona … üyelik sırasında kooperatife ödenen aidat bedellerinin iadesi istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden 2001 yılı Haziran ayında istifa ettiğini, 01.01.2002 tarihinde istifasının kabul edildiğini, ancak ödediği 2.910-YTL’nin kendisine iade edilmediğini … sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacının istifasının 2001 yılında değil 2003 yılında kabul edildiğini, 14.03.2004 tarihli genel kurulda da erteleme kararı alındığını, bu nedenle alacağının muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının istifası hakkında kooperatifin 1 … içinde karar vermek zorunda olduğu, buna göre alacağın 31.01.2002 tarihinde muaccel olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.460,48-YTL’nin 31.01.2002 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ihraç edilen kooperatif üyesinin ödediği aidat bedellerinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davacının 2001 yılı Haziran ayında istifa ettiğinin kabulünün gerektiği belirtilerek, buna göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 13. maddesinde üyenin ana sözleşmeye uygun olarak yapacağı isteğe rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde, üyenin çıkma iradesini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceğine yönelik düzenleme uyarınca, noter aracılığı ile bildirim yapılmadıkça, davacının başvurusunun kooperatif yönetim kurulunca kabul edilmemesi halinde istifa gerçekleşmeyecektir. Yargıtay’ın kökleşmiş uygulamaları da bu yöndedir. Somut olayda, davacı hakkında 2001 yılına ait bir istifa dilekçesi, noter ihtarnamesi ve istifanın kabulüne ilişkin bir bilgi ve belge dosyada bulunmamaktadır. Davacının 2003 yılında yaptığı başvuru üzerine, kooperatifçe kendisine verilen hesap ekstresinde de “noterden gönderdiğiniz istifa dilekçesine göre istifanın kabul edildiği, aidat iadesinin buna göre yapılacağı” belirtilmiş, bu ibare ile istifanın daha önce kabul edildiği hususu da benimsenmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, önce davacının istifasının tarihinin anılan yasa hükümlerine göre değerlendirilmesi, buna göre 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi kapsamında alacağın muacceliyet tarihi ile temerrüt faizinin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış kabul ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.