Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/133 E. 2023/758 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/133
KARAR NO : 2023/758
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1344 E., 2022/1911 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 26.04.2018
HÜKÜM/KARAR :Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/214 E., 2020/226 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 05.09.2016 tarihinden itibaren davalı işverene ait kreş ve anaokulunda okul öncesi öğretmeni olarak fiilen çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 14.03.2018 tarihine kadar devam ettiğini, ilk hizmet başlangıcının geç olarak 22.12.2016 tarihinde SGK Başkanlığına bildirilerek bu tarih itibariyle hizmetinin başlatıldığını, çalıştığı dönem boyunca hizmetlerinin eksik bildirildiğini, davalı işyerinde yaz tatili veya şubat ayında ara olmadığını,davacının işyerinde sadece okul öncesi öğretmeni olarak çalışmadığını,ayrıca mutfakta yemekleri yaptığını,çocukların okula gidip geldikleri serviste çocuklara gözetmenlik yaptığını, çocukların bez değişimi gibi kişisel ihtiyaçları ile ilgilendiğini belirterek davacının 05.09.2016 – 14.03.2018 tarihleri arasındaki eksik bildirilen sigortalı hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı işyerinin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kreş ve anaokulu olduğunu, eğitim ve idari kadrosunun sürekli bir şekilde Milli Eğitim Müdürlüğü denetim ve gözetiminde olduğunu, iş yerinde oluşturulan kadronun eş zamanlı olarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildiğini, davacının 22.12.2016 tarihinde işe başladığını, 26.12.2016 tarihinden itibaren derslere gireceğinin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildiğini, çalıştığı süre kadar hizmetin SGK Başkanlığına bildirildiğini, davacının eksik bildirilen hizmeti olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Fer’i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatı gerektiğini, davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği ya da kurumca çalıştıklarının tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, tanık sözlerine itibar edilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve yerleşmiş Yargıtay kararları doğrultusunda, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak, davalıya ait işyerinden bildirgeler ve bordrolar celbedilerek, davacının imzası olanlar saptanmalı, imzasını içeren bordrolarda geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden, işverenin bordrolarında kayıtlı tanıklar tespit edilerek, bu tanıkların bilgilerine başvurulmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, kurum kayıtlarının resmi belge vasfında olduğunu,aksinin ancak yazılı deliller, ücret bordroları ve sair nitelikteki belgeler ile ispat edilebileceğini,çalışma iddiasının soyut nitelikte olduğunu,dava konusu istemin sadece tanık ile ispatlanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı …,… sigorta sicil no’lu …ın Davalı işveren …’e ait 1080718.45.01 sayılı işyerinde 22.12.2016 – 14.03.2018 tarihleri arasında toplam 444 gün çalıştığı ve bu çalışmaların 304 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, 140 gün daha asgari ücretle çalıştığı ve bu çalışmalarının 140 günlük kısmının sosyal güvenlik kurumuna bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline ait işyerinin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kreş ve anaokulu olduğunu, eğitim ve idari kadrosunun sürekli Milli Eğitim Müdürlüğü denetim ve gözetiminde olduğunu, iş yerinde oluşturulan kadronun eş zamanlı olarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildiğini, davacının 22.12.2016 tarihinde işe başladığını, 26.12.2016 tarihinden itibaren derslere gireceğinin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildiğini, çalıştığı süre kadar hizmetin SGK Başkanlığına bildirildiğini, davacının eksik bildirilen hizmeti olmadığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının hizmet cetvelinde belirlenen gün kadar çalışması olduğunu, Kurum kayıtları yazılı delil niteliğinde olup aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile hukuka aykırı olarak karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının Kurum aleyhine olan kısmının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davasının kabulüne dair bölümlerde isabetsizlik bulunmamakla birlikte davanın kısmen kabul edilmesine karşın tam kabul kararı verilmiş gibi yargılama giderinin hüküm altına alınması 6100 sayılı HMK’nun 326/2 hükmüne aykırılık teşkil etmekle istinaf başvurusunun bu açıdan kabulü gerektiği belirtilerek, “Fer’i müdahil Kurum vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; Turgutlu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nden verilen 18.02.2020 tarih, 2018/214 E., ve 2020/226 K., sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,

1.Davacının davasının kısmen kabulü ile, Davacı… kimlik ve … sigorta sicil nolu, …, davalı işveren …’e ait, 1080718.45.01 sayılı işyerinde, 22.12.2016 – 14.03.2018 tarihleri arasında toplam 444 gün çalıştığı ve bu çalışmaların 304 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, 140 gün daha dönemin asgari ücreti ile çalıştığı ve bu çalışmalarının 140 günlük kısmının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,

2.Fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil yönünden aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; “ Davacının çalışmaların SGK’ ya eksik bir şekilde bildirildiğine dair iddiaların da kabulünün mümkün olmadığı, eksik gün bildirimlerinin yapıldığı dönemlerin yaz tatili ve yeni kayıt dönemleri olup öğrenci sayısındaki azalma nedeniyle sınıfların birleştirildiği ve çalışan sayısında dönüşüme gidildiği, davacı tarafından, iş akdini haksız bir şekilde tek taraflı olarak sonlandırıldığı ve afaki taleplerde bulunulduğu, talepleri kabul edilmeyince kötü niyetli bir şekilde eldeki davanın ikame edildiği belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir.

3.Fer’i Müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9. maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı, davalı ve fer’i müdahil SGK vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.