YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/259
KARAR NO : 2008/1251
KARAR TARİHİ : 17.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … ve vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili 30.7.2006 tanzim 30.10.2006 vadeli 20.000.00YTL meblağlı bononun borçlusu olan davalı …’ın 19.1.2007 tarihinde yapılan icra takibini karşılıksız bırakmak amacıyla… plakalı aracını 27.2.2007 tarihinde 21.000.00YTL bedelle davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiş, 7.6.2007 tarihli duruşmada dava konusu aracın davalı … tarafından 28.3.2007 tarihinde dava dışı 3. kişiye satıldığını belirterek davasını İİK 283/2 maddesi gereğince bedele dönüştürerek 20.000.00YTL’nin tazminat olarak tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, borcu kabul ettiğini, maddi durumu kötü olduğu için dava konusu aracı hiç tanımadığı davalı …’e 22.000.00YTL’ye sattığını, borcu karşılayacak malı olduğunu, borcu ödemeye hazır olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …; davacı ve davalı borçluyu tanımadığını, farklı köylerde oturduklarını, borçtan habersiz olduğunu aracı 22.000YTL’ye aldığını ve 28.3.2007 tarihinde dava dışı Ali Aslan’a sattığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
../…
– 2 –
2008/259
2008/1251
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davanın kabulü ile İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince davalı … tarafından diğer davalı …’e Tatvan Noterliğinin 26.2.2007 tarihli araç satış sözleşmesi ile satılan 2003 model Ford Transit marka aracın … tarafından da Hizan Noterliğinin 28.3.2007 tarihli satım sözleşmesi ile … ‘a satıldığı anlaşıldığından İİK’nun 283/2 maddesi uyarınca satılan araç yerine geçen 20.000.00YTL’nin …’den nakten tazminine karar verilmiş, hüküm davalı … ve vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 277 ve devamı maddeleri hükümlerine göre tasarrufun iptali davasını kural olarak elinde kesin yada geçici aciz belgesi olan alacaklı açabilir. Haciz yoluyla yapılan icra takiplerinde alacağın kısmen veya tamamen tahsil edilemediği ancak sözü edilen aciz belgesinin varlığı ile saptanabilir. Bu nedenle aciz belgesinin varlığı tasarrufun iptali davasının dinlenme koşuludur. Mahkemenin dava açan alacaklının aciz belgesine sahip olup olmadığını res’en araştırma zorunluluğu vardır. Somut olayda İİK 143. maddesinde sözü edilen kati aciz belgesi bulunmadığı gibi 29.3.2007 tarihli haciz tutanağı da aynı Kanunun 105. maddesinde anılan geçici aciz vesikası niteliği taşımamaktadır. Davalı borçlunun 2.3.2007 tarihli mal beyanı dilekçesinde bildirdiği Akşar köyü sınırları içinde sekiz parça gayrimenkulde 3/28 miras hissesi vardır, bunlar üzerine takip konusu alacaktan dolayı 21.3.2007 tarihinde haciz konulmuştur. Mahkeme gerekçesinde mal beyanında bildirilen taşınmazların henüz borçluya intikal etmediğini ve bu taşınmazların yedi kişi arasında pay edileceğini belirterek 29.3.2007 tarihli haciz tutanağını geçici aciz belgesi olarak kabul etmiş ve dava önşartının varlığını benimsemiş ise de bu kabulü doğru görülmemiştir. Söz konusu sekiz parça taşınmaz davalı borçlunun babasının 26.6.1993 yılında ölümüyle iştirak halinde mülkiyet olarak davalı borçluya geçmiştir. Yani davalı borçlu bu taşınmazlarda diğer yedi mirasçı ile birlikte maliktir.
O halde davalı borçlunun miras hissesi bulunan ve 21.3.2007 tarihinde davacı tarafından haciz koydurulan sekiz parça taşınmazda borçlunun miras hisselerinin değeri tespit edilerek borcu karşılamaya yeterli olup olmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
../…
– 3 –
2008/259
2008/1251
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 17.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.