Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13476 E. 2023/160 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13476
KARAR NO : 2023/160
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2010 tarihli ve 2008/230 Esas, 2010/90 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkındaki davanın ifadesi alınamadığından tefrikine, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 37.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2010 tarihli ve 2008/230 Esas, 2010/90 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 03/07/2014 tarihli ve 2012/21222 Esas, 2014/13295 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma sebepleri belirtilerek tamamlanması ile sanık … hakkında tefrik edilen dosyanın akıbetinin belirlenmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında daha önce tefrik edilip … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/230 Esas sırasına kaydedilmiş olan dava dosyasının bozma ilamı dikkate alınarak birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2015 tarihli ve 2014/155 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyizi neden bildirmeksizin kararı temyiz ettiği yönünde süre tutum talebine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyizinin sanığın yüklenen suçu işlemediği, suça konu çekin sanığın çek defterinden bilgisi dışında koparıldığı, suça konu çeke ilişkin sanığın çalıntı ihbarında bulunduğu, çekte imzası bulunmadığı belirtilerek beraati gerektiğine ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanıklar … ve …’nın … Gıda Limited Şirketi’nin hissedarı oldukları, … Gıda’nın, katılanın yetkilisi olduğu … Gıda A.Ş ‘den gıda malzemeleri aldığı ve karşılığında 07.12.2005 tarihinde, sanık …’un … başına yetkilisi olduğu …. Gıda Ürünleri Limited Şirketi tarafından, … Gıda Limited Şirketi adına keşide edilmiş 08.03.2006 keşide tarihli ve 15.000,00 TL bedelli çekin verildiği anlaşılmıştır.
2. Ticaret Sicil kayıtlarına göre… Gıda Limited Şirketinin 07.01.2004 tarihinde tescil edildiği, 26.08.2004 tarihinde sanıklar … ve …’ün müştereken 5 yıl süreyle şirket müdürü seçildikleri anlaşılmıştır.
3. Çekin bankaya ibraz edildiğinde ödenmemesi üzerine katılan şirket tarafından yapılan icra takibi sırasında, sanık …’nın çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını iddia ederek takibe itiraz ettiği anlaşılmıştır.
4. … 10. İcra Mahkemesi’nin 2006/142 Esas sayılı dosyasında alınan suça konu çeke ilişkin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 28.09.2006 tarihli raporuna göre keşideci imzasının basit tersimli olması nedeni ile aidiyetinin ve bu meyanda …’nın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir.
5. Bozma öncesi yapılan yargılama sırasında alınan, 07.11.2008 tarihli bilirkişi raporunda çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlar ile arka yüzündeki cironun sanık …’ın eli ürünü olduğu, keşideci imzası ve ciranta imzalarının … eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
6. Sanık … savunmalarında özetle, suça konu çekin … tarafından bizzat kendisine verildiğini, çek ön yüzündeki imza ile arka yüzdeki şirket kaşesi üzerinde solda bulunan imzanın …’ya ait olduğunu ve bu çekin yapılan ticarete istinaden katılan şirkete verileceğinden de haberdar olduğunu, ödeme güçlüğü nedeniyle çek bedelini ödeyemediklerini beyan etmiştir.
7. Sanık …’nın savunmalarında özetle, suç tarihinde… şirketinin %85 hissesinin kendisine ait olduğunu, ancak şirket işlerini …’ün yürüttüğünü, suça konu çeki kendisine ait olan… şirketine vermediğini, çek üzerinde imzasının bulunmadığını,çeki kaybettiğini ve bu konuda Cumhuriyet savcılığına başvuruda bulunduğunu beyan ederek suçlamaları ve diğer sanık … beyanlarını reddettiği anlaşılmıştır.
8. Yapılan araştırmada sanık …’un suça konu çeke ilişkin 28.02.2006 tarihinde cebinden düşürdüğü yönünde müracaatta bulunarak ödemeden men talimatı verdiği görülmüştür.
9. Bozma ilamına uyularak katılan şirket yetkilisi … ve çalışanı İsa Tosunoğlu beyanları alınmış, katılan vekili tarafından suça konu çeke ilişkin dosyaya sunulan şirket kayıtları incelenmiştir. Buna göre suça konu çekin önceden … borca karşılık verilmediği, fatura karşılığı alınan emtianın bedeli olarak katılan şirkete gönderildiği belirlenmiştir.
10. Mahkemece suç tarihinde aynı şirkette hissedar ve yetkili olan sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri kabul edilerek, keşideci imzası başkası tarafından atılmış çeki ciro edip aldıkları malzeme karşılığı verdikten sonra yapılan takibe itiraz edip ödemeden kurtularak menfaat
temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri kanaatiyle temyize konu mahkumiyet hükümleri verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının; yine sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 52 inci maddesinin 4. fıkrası maddesi uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28…..2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istemleri yönünden, suça konu çeke ilişkin kayıp başvurusunun çekin katılan şirkete verilmesinden uzun süre sonra yapılmış olması karşısında suç tarihinde… şirketinin müştereken yetkili temsilcileri olan sanıkların, katılan şirketten suça konu çeki araç olarak kullanmak suretiyle haksız menfaat temin ettikleri ve bu haliyle sanıklara isnat olunan suçun unsurlarının oluştuğunun anlaşılması nedenleriyle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2015 tarihli ve 2014/155 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2015 tarihli ve 2014/155 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.