YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3191
KARAR NO : 2009/7991
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın 10.12.2006 tarihinde park edildiği yerden çalındığını, 11.12.2006 tarihinde hasarlı olarak bulunduğunu, davalı şirketin ihbara rağmen hasar bedelini ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000.-YTL’nin olay tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 26.11.2008 tarihli ıslah dilekçesinde talebini artırarak toplam 20.646.-YTL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili davacıya ait araçta immebilizer sistemi bulunduğunu bu aracın asıl kontak anahtarı olmadan çalınamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK’nun 1282.maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281.maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin
../…
– 2 –
2009/3191
2009/7991
iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte; sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5.maddesi ve TTK 1292/3.maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda “davacıya ait aracın çalınmamış bulunduğu veya başka türlü gerçekleşmiş bulunan bir kazanın gizlenerek doğru beyanda bulunulmadığı veya başka şekilde oluşmuş bir kazanın oluş şekline göre poliçe teminatı kapsamında olmadığı konusunda dava dosyasında belge bulunmadığı” belirtildikten sonra aracın kontak anahtarı yerinde metal bir çubuğun olduğu, düzkontak yapılarak çalıştırıldığı bulunduğu sırada bu hususların tespit edilerek tutanağa yazıldığı, davacının aracı üzerinde yapılan incelemede kontak sisteminin bulunduğu, araçta immebilizer kilit sistemi olduğu, sistemin amacının aracın çalıştırılarak kaçırılmasını önlemek olduğu, motorun tekrar çalışması için mutlaka kendi anahtarının kullanılmasının gerektiği, değişik olaylarda yakalanan hırsızların verdikleri ifadelerden bu sisteme sahip araçları çalmak için üç adet immebilizer beyni gerektiği, bunların hurdacı ve yedek parçacılardan cüzi bir meblağ karşılığı temin edilebildiği, çalacakları aracın ilk olarak bagajını açtıkları, buradan arka koltuğu eğerek içeri girdekleri, ön panelde bulunan orjinal üç beyni çıkarıp yerine yanlarında getirdikleri beyinleri takıp, elektronik kilit sistemini devre dışı bıraktıkları, daha sonra varsa beyinlere uygun bir anahtarla veya düz kontak yaparak aracı çalıştırdıkları bu işlemi de 2,5-3 dakika içinde yaptıklarının bilindiği, davacı aracının bu yolla çalınması mümkün bulunmakla birlikte araç bulunduğunda kilit yerinde demir bir çubuk olduğundan aracın yeri bir kilit sistemine ihtiyacı bulunduğu, yeni kilit siste-
../…
– 3 –
2009/3191
2009/7991
mi bedelinin sigorta teminatında olduğu, davacının sunduğu yedek parça faturası içinde kilit sistemi bedelinin bulunmadığı, davacı kiliti değiştirmediğine ve dosyada kilidi değiştirdiğine dair belge bulunmadığına göre çalınma olayının bildirilen şekilde gerçekleşmediği sonucuna varılmış olup, aracın çalınması ve hasarlı bulunmasının sigorta poliçesi teminatında kalmadığı belirterek kendi içinde çelişki yaratılıp bu çelişki giderilmediği gibi 17.10.2008 tarihli ek raporda da aracın çalındıktan sonra tekrar bulunması sırasında orjinal immebilizer sistemi bulunduğundan aracın orjinal anahtarı olmadan çalınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığı bildirilmiştir. Davacı vekilinin 3.6.2008 ve 26.11.2008 havale tarihli dilekçelerinde belirttiği hususlar ve itirazlar yönünden bilirkişilerce yeterli bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Davacı aracı hasarlı olarak bulunduktan sonra düzenlenen 11.12.2006 tarihli tutanak ile araç inceleme raporunda; aracın bagaj kapı kilidinin çalışmadığı, diğer kilit aksamlarında zorlama olmadığı, aracın sağ ve sol ön hava yastıklarının dışarıda olduğu, direksiyon alt kapak muhafazasının kırık, kabloların dışarıda olduğu, kontak kilidinde metal bir parçanın takılı olduğu ve anahtar yuvasının da kırılmış olduğu, ön tarafının komple hasarlı, sağ ve sol aynaların kırık, sağ arka lastiğin patlak, ön camın çatlak, düzkontak yapıldığı vs tesbit edilmesine rağmen bu hususlar üzerinde de ayrıntılı bir araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde, mahkemece önceki bilirkişi heyetinden farklı İTÜ’den seçilecek biri sigorta hukuku uzmanı, diğer ikisi immebilizer sistemden anlayan makina mühendisi olan 3 kişilik bilirkişi kurulundan, davacı vekilinin itirazlarının da değerlendirildiği, araç inceleme raporu 11.12.2006 tarihli polis memurlarınca düzenlenen tutanak, önceki bilirkişi raporu, davalı … şirketinin iddiaları ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetilerek ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, kendi içinde bile çelişkili olan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
../…
– 4 –
2009/3191
2009/7991
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.