YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2729
KARAR NO : 2009/6498
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Samsun 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … ve katılma yoluyla davalı … ve birleştirilen davalı … İdare Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’nun malik, … Sigorta A,Ş’ye trafik sigortası ve …’nun idaresinde bulunan araç ile müvekkili idare adına kayıtlı ve davalı … idaresindeki aracla çarpışarak, diğer davalıların maliki ve sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araca da çarpmak suretiyle hasarlandığını ileri sürülerek, 27.259,68TL hasar bedelinin 13.02.2005 olay tarihinden; 146.80TL tespit masrafının 17.02.2005 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacı aracının malikinin İl Özel İdaresi olduğunu, bu nedenle davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını davacı sürücüsünün görevli olmadığı ve hiçbir geçiş üstünlüğüne sahip olmadığı sırada kazanın meydana geldiğini, kazada davacının tam kusurlu olduğunu, kendileri tarafından açılan tazminat davasının bu dosya ile birleştirilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalılar … Sigorta A.Ş vekili ile … Sigorta A.Ş vekili cevaplarında, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini belirtmişlerdir.
Davalı …, duruşmada davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Davalı …, kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Asıl dava ile birliştirilen davada ise; davacılar … ve … vekili, müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini ve kazada yaralandıklarını ileri sürerek, 5.100TL hasar bedeli 900TL tedavi gideri ve 4.000’er TL’den 8.000TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Daha sonra tedavi giderinin 676TL’lik kısmından vazgeçmiştir.
Davalı … İdare Müdürlüğü vekili, kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında kaldığını, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı oluduğunu savunmuştur.
Davalı … vekili, olayda kusurlarının bulunmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre asıl dava yönünden;
Davalılar …, … ve … Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın reddine; 14.409,05TL’nin 13.02.2005 olay tarihinden kanuni faiziyle davalılar … ve …’ndan tahsiline; davalı … Sigorta A.Ş poliçe limitinin dava açıldıktan sonra ödemiş olduğundan bu davalı hakkında dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; ödenen 5.000TL’nin 16.03.2005 dava tarihinden, 28.04.2005 ödeme tarihine kadar işleyecek faizinin … Sigorta A.Ş’den tahsiline; birleştirilen davada ise 1.168,21TL hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı … ve İl Özel İdare Müdürlüğünden olay tarihinden, davalı … Sigorta A.Ş’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle alınarak bu davacıya verilmesine, davacı Nurettin’in tedavi gideri talebinin reddine; davacı …’nın tedavi giredi talebinin kısmen kabulü ile 37.50TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline; davacı … için 500TL, … için 500TL olmak üzere toplam 1.000TL manevi tazminatın davalılar İl Özel İdare Müdürlüğü ve …’dan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve katılma yoluyla davalı … ve birleşen davalı … İdare Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı taraf sürücüsünün 6/8, davacı taraf sürücüsünün 2/8 oranında kusurlu olduğunu belirtilmesine karşın, yapılan keşif sonucu düzenlenen 20.12.2005 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücüler … ve …’ya 2/8’er, davacı sürücüsü …’e 4/8 kusur verilmiştir. Dosya kapsamından da anlaşıldığı gibi her iki bilirkişi raporunda kazaya karışan taraflara verilen kusur oranları farklıdır. Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Keza, kazada zarar gören davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarı belirlenirken, aracın cinsi ve modeli de gözönünde bulundurulmak suretiyle, kaza tarihindeki ikinci el değeri ve hurda değeri bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek, tamirinin ekonomik olup olmayacağı, hurdaya ayrılması gerekip gerekmediği de araştırılarak karar verilmesi gerekir.
O halde mahkemece yapılacak iş; İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi kurulundan kusur ve hasar konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderici rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibaretdir.
2-Kabule göre de;
a-Davacı idare, kendi sürücüsü ile davalı aracın işleten, sürücüsü ve ZMSS aleyhine açtığı davada, zararın tamamını tüm davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, mahkemece o yolda hüküm kurulmuştur.
BK.nun 50, 51.maddesi ve müteselsil sorumluluk esaslarına göre, davacı idarenin sürücüsü olan …’ın zararın tamanından sorumlu olması gerekir. Diğer yandan, davalı işletenin 2918 sayılı KTK.nun 86.maddesi, davalı ZMSS aynı yasanın 91.maddesi, davalı sürücüsü ise BK.nun 41 ve devamı maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar.
Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, BK.nun 141. 142. Maddesine göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. BK.nun 146.maddesi uyarınca, sorumluluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu haklarıda mevcuttur.
Bu durumda, mahkemece davacı aracın sürücüsü davalı …’in zararın tamamından, diğer davalıların ise, yanlız kendi kusurlarına isabet eden miktardan davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken bu durum gözönüne alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b-Davalı … Sigorta A.Ş, davacıya dava açıldıktan sonra 5.000.-TL ödeme yapmıştır. Yapılan bu ödeme için dava konusuz kalmıştır. Ancak, ödeme dava açıldıktan sonra yapılmakla, davalı … davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden limiti oranında sorumlu tutulması gerekirken, davacı lehine eksik vekalet ücreti takdiri ve davalı … Sigorta A.Ş lehine fazla vekalet ücretine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı …, davalı … ve birleştirilen davanın davalısı İl Özel İdare Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz edenler yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı … ve İl Özel İdaresi’ne geri verilmesine 19.10.2009 tarihinde oybilrilğiyle karar verildi.