YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15394
KARAR NO : 2009/14305
KARAR TARİHİ : 05.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iptal edilen sigortalı süresinin geçerli olduğunun tesbiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı murisi …’nün, Değirmisaz Kömür İşletmesinde hükümlü işçi statüsünde 1954-1958 yılları arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığını, bu çalışmalarının davalı Kurumca daha sonra iptal edildiğini,Kurum işleminin doğru olmadığını ileri sürerek ;kurum işleminin iptali ile muris …’nün iptal edilen sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı murisinin 20.08.1954 tarihinde GLİ Değirmisaz mıntıkası unvanlı (100167) sicil nolu iş yerinde işe girdiğine dair imzalı bildirgenin kuruma verildiği, anılan işyerinde 20.08.1954-28.11.1958 tarihleri arasında hükümlü işçi statüsü ile 1254 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığı,işveren G.L.İşletmeleri tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine Kütahya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı murisinin çalıştığı dönemide kapsayacak şekilde davalı kurum tarafından haksız olarak tahsil edilen sigorta primlerinin iptali için dava açıldığı, Mahkemece 1962/660 Esas, 1963/707 Karar sayılı, 27/12/1963 tarihli karar ile GLİ. Değirmisaz Kömür İşletmeleri işyerinde Adalet Bakanlığının aracılığı ile çalıştırılan hükümlü işçiler için 1951 senesinden 1961 senesi Kasım ayına kadar olan çalışmalar için yatırılan sigorta primlerinin iptaline karar verildiği,kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği,Kurumca bu iptal kararı üzerine GLİşletmeleri işyerinde hükümlü olarak çalışan mahkum işçilerin sigortalı çalışmalarının iptal edildiği anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, davacı murisinin sigortalı çalışmalarının geçtiği 1954-1958 yılları arasında yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 3/i maddesinde; yalnız cezaevi ve ıslah evleri içindeki atölyelerde çalıştırılan mahkumların sigortalı sayılmayacakları bildirilmiştir.
Somut olayda; Mahkemece yukarıda anılan yasal düzenlemede, cezaevi ve ıslahevi dışındaki işyerlerinde çalıştırılan mahkumların sigortalı sayılmayacaklarına dair bir düzenleme bulunmaması,Ceza ve Islah evleri dışında, hükümlülerin hizmet sözleşmesi gereğince gördükleri işin kamu hukukundan doğma bir yükümlülük şeklinde nitelendirilmesine olanak bulunmaması, özellikle hükümlü çalışanların, aynı işi gören diğer sigortalılardan farklı olarak Sosyal Güvenlik Hukukunun koruyucu hükümlerinden yararlandırılmamaları ve böylece bu kimselerle diğer sigortalı işçiler arasında bir ayrılık gözetilmesinin, haklı hiçbir nedene dayandırılamayacağı ve hak alanını ilgilendirdiği halde Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/660 Esas nolu dosyasında görülen dosyaya taraf olarak katılımı gerçekleşmeyen davacı yönünden Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın bağlayıcılığının olmayacağı düşünülmeden, davacı murisi adına yatırılan sigorta primlerinin Kütahya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile iptal edilmiş olması, davalı kurumca mahkeme ilamı gereğince iptal işlemi yapıldığından Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; davacı murisinin sigortalı çalışmalarının geçtiği 1954-1958 yılları arasında yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 3/i maddesince,ilgili Kurum işleminin iptali ile, muris …’nün iptal edilen sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.