YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1190
KARAR NO : 2007/1771
KARAR TARİHİ : 24.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın Büyükşehir Belediyesine ait kazı çalışması nedeniyle uyarı işaret ve levhasının olmadığı yerde çukura düşerek hasarlandığını, kaza sonrası araç çukurda iken diğer davalı …’e ait aracın sigortalı araca çarparak yeniden hasarlanmasına neden olduğunu, davalıların kusurlu olduğunu, hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini, bu nedenle, 10.156.687.000 TL’nın ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın hizmet kusuruna dayanılarak açılması sebebiyle idari yargıda görülmesi gerektiğini, … vekili, kusuru kabul etmediklerini, hasar yönünden de ancak aracın arkasındaki hasardan sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davacı vekili olay yerinde kazı çalışması yapan diğer davalı şirket ile temsilcisi hakkında ayrıca dava açmış ve bu dosya ile birleştirilen davaya karşı davalılar vekili, zamanaşımı ve husumet itirazları ile birlikte, kusuru kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada; davalı … hakkında idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin reddine, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 2.340.149.330 TL’nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle bu davalıdan tahsiline, birleşen davada; davalı … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı … Ltd.Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, toplam 3.753.843.676 TL’nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, fazla istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Mahkemece verilen karar, dosya içeriğine, mevcut bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir. Şöyle ki, bilirkişilerce düzenlenen 26.5.2004 tarihli rapor ile sonraki aşamalarda alınan ek raporlar kendi içerisinde çelişkiler yaratacak şekilde düzenlendiği gibi, birinci ve ikinci kazaya ilişkin olarak tarafların kusur oranlarını ve bu oranlara göre sigortalı aracın ön ve arka kısımlarında oluşan gerçek zarar bedelinden kimin ne miktarla sorumlu olacağı yönünde hiçbir tereddüte yer vermeyecek biçimde ve açık bir ifade ile düzenlenmemiştir. Bu konuda tarafların yeniden bilirkişi incelemesi yapılması yolundaki talepleri de hatalı olarak kabul edilmemiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde, dosyanın yeniden Adli Tıp ya da İTÜ gibi kuruluşlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak raporla, aralıklarla meydana gelen kazada tarafların kusur oranları ve aracın ön ve arka kısmında meydana gelen hasar miktarı ayrı ayrı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 24.5.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.