YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17454
KARAR NO : 2009/14372
KARAR TARİHİ : 09.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10.10.1998 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalıştığının tespitiyle, yaşlılık, maluliyet ve ölüm aylıklarından yararlandırılabileceğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi …. … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait işyerinde 10.10.1998-31.12.2003(dava) tarihleri arasında hizmet akdine dayalı bekçi olarak sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece,istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 Sayılı Yasa’nın 86.maddesinde (506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde), bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiği göz önünde tutularak gerektiğinde, doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplayıp bunları birlikte değerlendirmek suretiyle olumlu veya olumsuz bir sonuca gitmesi gerekirken, salt resmi belge olmadığından bahisle istemi reddetmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının davalıya ait inşaat işyerinde geçtiğini ileri sürdüğü çalışmasına ilişkin bildiriminin bulunmadığı ,işverene ait işyeri merkezinin Konya da olmakla birlikte dinlenilen işyeri bordo tanıklarını olan …,… ve…’ın beyanları ile işverenin Alanya da kurulu bulunan inşaat işinin olduğu ve davacının da bu inşaatta bekçi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.Bu tanıkların işyerinden 2000-2001 yıllarına ilişkin olarak bildirimlerinin olduğu,işyerinden Kuruma 1999/3. dönem ila 2001/3. dönemleri arasında bordo verildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece,yapılan araştırmada, komşu işyeri tanığı olduğunu söyleyen … ise komşu benzin istasyonun da 1996-2001 yıllarında çalışırken davacının 1999 yılında orada bulunduğunu beyan ettiği bu tanığın kendi işyeri kayıtlarının dosyada bulunmadığı gibi diğer tanık … ‘in ise inşaatın karşısındaki evde oturduğu doğrulanmadığı bu yönden eksik inceleme ile mahkemenin hatalı bilirkişi görüşüne dayalı olarak davanın reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; işyeri bordo tanıkları tarafından doğrulanan sürelerin kabulü ile birlikte dinlenen tanık …’ın komşu benzin istasyonunda çalışıp çalışmadığı ,çalışmış ise çalıştığı sürelerin ve de tanık … ‘in, inşaatın karşısındaki evde komşu olarak oturup oturmadığı hususlarında C.Savcılığınca yapılacak araştırma sonunda bu tanıkların komşu işyeri tanıkları oldukları hususu doğrulandığı takdirde bu tanıkların alınan ifadelerinde belirttikleri tarihlerde dikkate alınarak,iş ve sosyal güvenlik konularında uzman başka bir bilirkişiden gerektiğinde alınacak rapor ile birlikte tüm delilleri takdir edip oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile hatalı bilirkişi görüşüne dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının, bu yönleri amaçlayan temyiz istemi kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.