Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1707 E. 2007/1563 K. 07.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1707
KARAR NO : 2007/1563
KARAR TARİHİ : 07.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait sevk ve idaresindeki… plakalı aracıyla müvekkiline ait… plakalı aracına çarptığını belirterek 1.950.00YTL’sı kazanç kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili, aracın üç gün daha serviste kaldığını belirterek 225.00YTL’sı kazanç kaybı ile 500.00YTL’sı değer kaybının da tahsilini istemiştir.
Bozma ilamından sonra yapılan yargılama da davacı vekili 20.11.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybına ilişkin talebini 500.00YTL’sı daha arttırarak kusur oranına göre toplam 1.467.187.500TL’sı tazminatın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini, hasarın sigorta şirketi tarafından karşılandığını, davacının savcılık aşamasında şikayetçi olmadığından tazminat davası açamayacağını, bozma ilamından sonra ıslah yoluyla talebin arttırılamayacağını ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince 20.11.2006 tarihinde açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine davacının açmış olduğu her iki davanın kısmen kabulü ile 1.092.187.500TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin değer kaybı tazminatına ilişkin temyiz itirazları yönünden 21.7.2004 tarih 25529 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2006 tarihinden itibaren 1.090.00YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davacı yönünden kesin olması nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 44.16.-YTL kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.