Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/5530 E. 2008/338 K. 28.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5530
KARAR NO : 2008/338
KARAR TARİHİ : 28.01.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı Türkiye İş Bankası tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’in ortağı ve kefili olduğu dava dışı İnter Tarım Uluslararası Tic. Ltd. Şti’nin 17.9.2001, 26.11.2001 ve 4.1.2002 tarihli kredi sözleşmeleri gereğince 22.11.2002 ihtar tarihi itibarıyla 1.591.334.669.389TL borcu olduğunu, davalı borçlunun … Tarım Ürünleri San. ve Tic. AŞ’deki 345 hissesini abisi ve şirket ortağı olan davalı … …’a, 335 hissesini kardeşi ve şirket ortağı olan davalı …’e, 10 hissesini de davalı …’in eşi olan davalı …’e 13.5.2002 tarihinde devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir. Davalı … vekili, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan ve kesinleşmeyen icra takipleri sebebiyle alacağı karşılayacak miktarda 1. derece ipotekli taşınmazlar olduğunu, bu takiplerin sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini hisse devirlerinin üzerindeki hacizlerle yapıldığını aile şirketi olması nedeniyle devrin aile arasında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekilleri aile şirketi olan davalı şirkete ait hisselerin yine şirket ortağı olan aile bireylerine devrinde muvazaa olmadığını, davacının kredi kullandırdığı sırada gerekli teminatları olmadığından kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonunda davanın 20.5.2003, 19.10.2004 ve 3.4.2007 tarihlerinde üç kez müracaata bırakılmış olması nedeniyle davanın HUMK’nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece HUMK’nun 409/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava 20.5.2003 tarihinde, 19.10.2004 tarihinde 3.4.2007 tarihinde üç kez başvurmaya bırakılmıştır. Ancak duruşma tutanaklarının incelenmesinde 11.10.2004 tarihine ertelenen duruşma bu tarihte yapılmamış, 19.10.2004 tarihinde celse açılarak duruşma yapılmış ve taraf vekillerinin duruşma gününden haberdar oldukları zapta yazılmıştır.
Taraf vekillerinin 19.10.2004 günü duruşma yapılmasına ilişkin her hangibir beyanları dosya içinde mevcut değildir. Bu durumda 19.10.2004 tarihinde duruşma yapılması ve davanın başvurmaya bırakılması HUMK hükümlerine aykırıdır. Açıklandığı gibi duruşmanın 11.10.2004 tarihinde açılması gerekirdi. Bu hale göre 20.5.2003 ve 3.4.2007 tarihli celselerdeki davanın başvurmaya bırakılma kararları geçerli sayılabilir.
Açıklanan nedenlerle HUMK’nun 409. maddesinde öngörülen davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilme koşulları oluşmamıştır.
O halde Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’na geri verilmesine 28.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.