YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11976
KARAR NO : 2023/118
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazının kaldırılması ve taşınmazdan tahliyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; Gaziosmanpaşa 6. İcra Dairesinin 2020/53252 sayılı icra takip dosyasında davalı kiracının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının kaldırılmasını ve taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; alacaklının iş bu huzurdaki davanın ikame edilmesinden 1 ay önce Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/804 E sayılı dosyasından müvekkil şirkete yönelik olarak taraflar arasındaki kira sözleşmesinin süresinin dolmasına dayalı olarak tahliye davası açtığından derdestlik olduğunu, tahliye davalarında görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kira Sözleşmesine konu kiralanan yer çatılı iş yeri olup, uyuşmazlığa TBK’nın çatılı iş yerlerine özgü hükümlerinin uygulanması gerektiğini, beyanla tahliye talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip talebi ekleri incelendiğinde, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin sona erip ermediği, bildirim tarihlerinin kira sözleşmesinde belirtilen şartlara uyum sağlayıp sağlamadığı ve davacının tahliye talep hakkı doğup doğmadığı genel mahkemelerce incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekli olup, sınırlı inceleme yetkisi bulunan icra mahkemesince değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı vekili, kira sözleşmesinin Gaziosmanpaşa 8. Noterliği’nin 06 Eylül 2010 tarihli 14888 yevmiye numarasıyla tasdikli olduğu kira sözleşmenin 1. maddesinden sözleşme süresinin 06.09.2020 tarihinde sona ereceğinin açıkça anlaşıldığını, bu kapsamda çekişmeli olmayan kira süresinin sona erme tarihinin mahkemece tespit edilememesinin, dosyanın yeterince incelenmediğinin göstergesi olduğunu, noter tasdikli dayanak kira sözleşmenin hiçbir maddesinde sözleşme süresi sonunda tahliye için bildirim yapılması gerektiğine ilişkin hüküm bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunun 327. maddesinin “Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer.” şeklindeki hükmü uyarınca tahliye talep hakkının doğduğunun tartışmasız olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 06.09.2010 tarihli, 10 yılık kira sözleşmesi ile akaryakıt istasyonunun kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesinin mevcut olduğu konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davalı tarafın kiralananın çatılı iş yeri olduğunu, davacı tarafın ise çatısız olduğunu iddia ettiği, bu durumun gerekirse keşfen tespitini de talep ettikleri, davacının tahliye talep hakkı doğup doğmadığı genel mahkemelerce incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekli olup, sınırlı inceleme yetkisi bulunan icra mahkemesince değerlendirilemeyeceği, davanın reddine ilişkin verilen karar da bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili, kira sözleşmesinin Gaziosmanpaşa 8. Noterliği’nin 06 Eylül 2010 tarihli 14888 yevmiye numarasıyla tasdikli olduğu kira sözleşmenin 1. maddesinden sözleşme süresinin 06.09.2020 tarihinde sona ereceğinin açıkça anlaşıldığını, bu kapsamda çekişmeli olmayan kira süresinin sona erme tarihinin mahkemece tespit edilememesinin, dosyanın yeterince incelenmediğinin göstergesi olduğunu, noter tasdikli dayanak kira sözleşmenin hiçbir maddesinde sözleşme süresi sonunda tahliye için bildirim yapılması gerektiğine ilişkin hüküm bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunun 327. maddesinin “Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer.” şeklindeki hükmü uyarınca tahliye talep hakkının doğduğunun tartışmasız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, örnek no 14 tahliye emrine dayalı kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi durumunda tahliyeye dayalı takibe yapılan itirazın kaldırılması ile tahliyeye karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 272 vd madde hükümleri ve Türk Borçlar Kanunun 327. maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.