YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4909
KARAR NO : 2007/3990
KARAR TARİHİ : 03.12.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı …’in 15.8.2003 ve 22.9.2003 tarihli kredi sözleşmelerinin kefili olarak müvekkili bankaya 6.5.2004 takip tarihi itibariyle 40.574.00-YTL borcu olduğunu, hakkındaki takibi karşılıksız bırakmak amacıyla Tuzla … Köyü 2875 parselde tapu kayıtlı taşınmazının 628/18200 hissesini 11.3.2004 tarihinde 3.000.00 YTL bedelle davalı …’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, talep kabul edilmediği takdirde hileli tasarrufu kabul eden davalı …’nun İİK’nun 283/2 maddesi gereğince tazminatla sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Davalı …, borçlu ile akrabalık ve yakınlık ilişkisi bulunmadığını, satış bedelinin düşük gösterilmesinin tek başına tasarrufun iptalini gerektirmediğini, borçlunun aciz halinde olduğunu bu dava ile öğrendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre Tuzla … Köyü 2875 parsel taşınmazın … tarafından …’ya yapılan 11.3.2004 tarihli gayrimenkul satış tasarrufu işleminin İstanbul 14.İcra Müdürlüğü’nün 2004/9638 Esas sayılı takip dosyasının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline, davacı bankaya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaları kural olarak elinde geçici (İİY 105.madde) ya da kat’i (İYY 143.madde) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Ancak 19.10.2005 tarihinde kabul edilen ve 1.11.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 13.maddesinde kamu bankalarının da aciz belgesi olmadan tasarrufun iptali davalarını açabilecekleri geçici 16.maddesinde de bu değişikliğin makable şamil (geçmişe yürüyeceği) olacağı öngörülmüştür.
Bu durumda kamu bankası niteliğinde olan davacı yönünden davanın ön şartı olan geçici veya kesin aciz belgesi bulunması zorunluluğu ortadan kalktığından ve mahkemece ara karardan her zaman dönmek mümkün olduğundan, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.643.00-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 3.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.