YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14178
KARAR NO : 2023/172
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1558 E., 2022/1888 K.
DAVALILAR : 1- …,…
vekilleri Avukat …
3- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 15.10.2021
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1687 E., 2022/269 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum, davalılar …,… vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara ait inşaatta çalışırken 29.12.2013 tarihinde 3 m yükseklikteki demir iskeleden kafa üstü beton zemine düştüğünü, aynı gün hastaneye kaldırıldığını ve 1 gözü, 1 kulağı işlevini yitirdiğini kafatasında çatlaklar meydana geldiğini bu nedenle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve gelir bağlanması ile yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar …,… cevap dilekçesinde; Davacının inşaatta çalıştığı yerin iskele üstü olmadığını, davacının vasıfsız işçi olduğunu, bir ustalığının olmadığını, duvar ören ustaya yardımcı olsun diye sadece zeminde çalıştırıldığını, davacının geçirdiği kazayla ilgili ustasının talebi ve haberi olmaksızın iskeleye çıktığını ve tamamen kendi kusuru ile iskeleden dengesini kaybedip düştüğünü, davacının iddia ettiği gibi düştüğü yerin 3 metre yüksekliğinde olmadığını, iddia edildiği gibi kafa üstü de düşmediğini, işlev kaybı olan bir organı olmadığını, kafatasında çatlak oluşmadığını, 1 gözün ve 1 kulağın işlevini yitirdiğine dair ibareler kabul edilmez olduğunu, hastane raporlarında da uzuv işlev kaybına dair bir ibare bulunmadığını, sağlık kurulu raporunda davacının maluliyet ve geçici iş göremezlik derecesinin %0 olduğu bu nedenle de herhangi bir aylık bağlanmadığı, bu durum da davacının iddia olunduğu gibi bir özrünün, sakatlığının yada sürekli iş göremezliğinin olmaması nedeniyle haksız, hukuka ve hakkaniyete aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ATK İkinci Üst Kurulu’ndan alınan 09.07.2020 tarih ve 1057 Karar sayılı raporda; 29.12.2013 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu yaralanan davacıda oluşan maluliyet oranının E cetveline göre %33,2 olduğunun belirlendiği ve böylelikle davacının sürekli iş göremezlik oranının %33,2 olduğunun kesinleştiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile, 29.12.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %33,2 olduğunun tespitine, davacıya maluliyet oranı doğrultusunda 29.12.2013 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına, bunun aksine kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalılar… ve…vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davalılar …,… vekili İstinaf dilekçesinde; kararın hukuka ve yüksek mahkeme içtihatlarına aykırı olduğunu, davacının müvekkilinin ve yardımında çalıştığı ustanın talebi ve haberi olmaksızın iskeleye çıkmış ve tamamen kendi kusuru ile iskeleden dengesini kaybedip düştüğünü, davacının iddia ettiği gibi düştüğü yerin 3 metre yüksekliğinde olmadığını, iddia edildiği gibi kafa üstü de düşmediğini , işlev kaybı olan bir organı olmadığını, kafatasında çatlak oluşmadığını, 1 gözün ve 1 kulağın işlevini yitirdiğine dair ibareler kabul edilmez olduğunu, sağlık kurulu raporunda davacının maluliyet ve geçici iş göremezlik derecesinin %0 olduğu bu nedenle de herhangi bir aylık bağlanmadığı, bu durum da davacının iddia olunduğu gibi bir özrünün, sakatlığının yada sürekli iş göremezliğinin olmadığının ispatlandığını, SGK sağlık kurulu raporunda davacının maluliyet ve geçici iş göremezlik derecesinin %0 olduğunun tespitine rağmen hatalı ATK İkinci Üst Kurulu’ndan alınan 09.07.2020 tarih ve 1057 Karar sayılı raporda; 29.12.2013 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu yaralanan davacıda oluşan maluliyet oranının E cetveline göre %33,2 olduğunun belirlendiğini ve böylelikle davacının sürekli iş göremezlik oranının %33,2 olarak tespitinin hukuka aykırı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu Raporu ile ATK İkinci Üst Kurul raporları arasındaki %0-%33,2’lik fark küçümsenecek ya da gözden kaçırılacak bir fark olmayıp iki resmi kurum tarafından verilen raporlardaki bu çelişkinin giderilmesi gerekirken davanın kabulüne eksik inceleme ile karar verilmesinin yerinde olmadığını beyanla ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dosyasında müvekkili kuruma dava dilekçesi, tensip zaptı veya her hangi bir rapor tebliğ edilmeden karar verildiğini, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğinden söz konusu kararın kaldırılmasının gerektiğini, bu kapsamda taraf teşkili sağlanmadığından ve karara dayanak raporlar tebliğ edilmediğinden savunma haklarının kısıtlandığını beyanla ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sürekli iş göremezlik oranının, YSK ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan (Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu) alınan rapor ile belirlendiği anlaşılmış olup mahkemenin davacının sürekli iş göremezlik oranının %33,2 olduğuna dair tespitine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ise de; ‘’Gerek sigortalının başvurması üzerine gerek Kurumca yaptırılan kontrol muayenesi sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporuna göre sürekli iş göremezlik durumunda değişiklik olduğu tespit edilirse, sigortalının sürekli iş göremezlik geliri, rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak artırılır, eksiltilir veya kesilir.” anılan hüküm gereği, davacının Adli Tıp Kurumu raporları ile belirlenen %33,2 sürekli iş göremezlik oranının başlangıç tarihi olan 26.08.2019 tarihini takip eden ay başından itibaren anılan oran üzerinden ödenmesi gerektiğinin tespiti gerekirken, mahkemece daha önce gelir bağlanmadığı gözetilmeksizin kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri tahsisine dair hüküm kurulmuş olması hatalı olduğundan HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca belirtilen sebeple yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
2-Her ne kadar davalılardan … vekili istinaf dilekçesinde dava dosyasında müvekkili kuruma dava dilekçesi, tensip zaptı veya her hangi bir rapor tebliğ edilmeden karar verildiğini iddia etse de uyap kayıtlarının incelenmesinde anılan davalıya dava dilekçesinin 26.10.2021 tarihinde elektronik tebligat olarak uets adresine tebliğe çıkartıldığı, yine aynı şekilde gerekçeli kararında aynı uets adresine tebliğe çıkartıldığı ve davalı vekilinin haberdar olduğu gözetildiğinde yapılan tebligatta bir usulsüzlük olmadığı görülmekle istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
3-Yine dosyada mübrez sigorta kayıtlarına ve işe giriş çıkış bildirgelerine göre davacının davalılardan … yanında çalıştığı diğer davalı…yanında çalışma kaydının olmadığı bu kapsamda işveren … kabul edilmek suretiyle davalılardan …’a karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğinin değerlendirilmemesi hatalı görülmüş dairemizce yeniden tesis edilen kararda bu husus düzeltilmiştir.
4-Davalı … vekili ve davalılar… ve…vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kısmen kabulü ile, kararda kamu düzenine aykırılık bulunması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2. maddesi gereğince, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, Van 1. İş Mahkemesi’nin 15.02.2022 tarih ve 2021/1687 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, -Davanın kısmen kabulü ile, -Davalılardan …’a karşı açılan davanının husumet yokluğu nedeniyle reddine, -29/12/2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %33,2 olduğunun tespitine, davacıya maluliyet oranı doğrultusunda 26.08.2019 tarihini takip eden ay başından itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına, bunun aksine kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı … vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davalı … vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
2-Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, inci maddeleri.
2- 01.10.2008 sonrası yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde de “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendiren sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır…..
Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri,
A) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi,
B) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse , buna ait sağlık kurulu raporu tarihini takip eden aybaşından başlar” hükmü getirilmiştir.
Anılan düzenlemeler uyarınca sigortalının sürekli iş göremezlik geliri alabilmesi için meslekte kazanma gücünün % 10 oranında azalmış olması ve azalma olan tarihin tespiti gerekmektedir;
3-Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun’un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanun’un 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…