Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1007 E. 2007/1490 K. 03.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1007
KARAR NO : 2007/1490
KARAR TARİHİ : 03.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mah.

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı …’ın aracı ile müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasara neden olduğunu, davalının kusurlu olduğunu, hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini, 1.069.221.000.TL.nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay Yüksek 11.Hukuk Dairesinin 21.9.2004 tarih ve 2003/14228-2004/8692 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar da dosya içeriğine uygun değildir. Zira; Bozma ilamında, davalı …’ın 20.8.2001 tarihli ilk ifadesinin bilirkişi raporuna ekli krokiye uymadığı, davalının ilk ifadesinde kazanın gerçekleşme biçiminin geliş ve gidiş yönlerinin, cadde isimlerini de belirterek olayda kendisinin kusurlu olduğunu bildirmesine rağmen mahkemece keşifte alınan ifadelerle önceki ifadeler tartışılmamıştır. Bozmadan sonra aynı bilirkişi kurulundan alınan 01.11.2005 tarihli Ek rapor da ihtimalli görüşle düzenlenmiştir.
Araçların geliş ve gidiş yönleri, araçlardaki hasar durumu, görgü ve tesbit tutanağı, davalının ve kasko sigortalı araç sürücüsünün zabıta tarafından alınan 20.8.2001 tarihli ilk samimi ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, olayın 1.11.2005 tarihli ek raporun sonuç bölümünün (1) nolu bendine uygun olarak meydana geldiği ve davalı …’ın kazaya % 100 kusurlu olarak sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Buna göre, 10.7.2003 tarihli bilirkişi raporuna değer verilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halınde temyiz edene geri verilmesine 3.5.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.