Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/14844 E. 2009/14290 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14844
KARAR NO : 2009/14290
KARAR TARİHİ : 05.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.7.1976-30.12.1980 ve 15.6.1983-31.10.1995 tarihleri arasındaki sigortalılığının tespitiyle, bu sürelere ilişkin borçlarını 5458 sayılı Yasa’ya göre yeniden yapılandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava, davacının 01.07.1976-30.12.1980 ve 15.06.1983-31.10.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun ve 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile,davacının 15.06.1983-31.10.1995 tarihleri arasındaki sürenin 5458 sayılı Yasa uyarınca yapılandırılması ve ödenmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmişse de varılan sonuç doğru olmamıştır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3 165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01.07.1976-30.12.1980 ve 15.06.1983-31.10.1995 tarihleri arasında vergi, 16.06.1976-01.12.2006 tarihleri arasında oda kaydının,09.12.1984 tarihinden itibaren de Esnaf ve Sanatkar Sicil Memurluğu kaydının bulunduğu, 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak tescilinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

1479 sayılı … kanununda 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesine benzer şekilde geçmiş günlerin tesbitine yönelik yasal düzenleme mevcut değildir. Başka bir anlatımla … Kanununda açık bir hüküm olmadığından geçmiş hizmetlerin tesbitine olanak yoktur.24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa’nın 47.maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 18.maddede bu kanuna göre sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olan sigortalıların sigortalılıklarının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olan hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğden itibaren bir yıl içinde ödemede bulunduklara taktirde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
Somut olayda davacının sigortalı olarak tescilinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının uyuşmazlık konusu 01.07.1976-30.12.1980 ve 15.06.1983-31.10.1995 tarihleri arasında vergi kaydı bulunmakta ise de 1479 sayılı Yasa’nın Ek 18. maddesindeki koşullar gerçekleşmediği gibi Davacı 1479 sayılı Yasa’ya 14.03.1985 tarihli 3165 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 16. maddeye göre süresi içinde Ek Geçici 13. madde gereğince geçmiş hizmetleri ile ilgili borçlanmaya da talep etmemiştir. Davacının uyuşmazlık konusu dönemde sigortalı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. HGK’nun 03.11.2004 tarihli 2004/10-524 Esas, 2004/581 Karar nolu kararı da bu yöndedir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.