Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1344 E. 2007/2429 K. 10.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1344
KARAR NO : 2007/2429
KARAR TARİHİ : 10.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 21.200.00-YTL’sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, aracın sovtaj değerinin mahsubu ile kalan 17.950.00-YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, yangının müvekkiline ait araçta başlamadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … şirketi vekili, davalıya ait aracın işletilme halinde olmaması nedeniyle sorumlu olmadıklarını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, benimsenen bilirkişi raporuna göre, yangının meydana gelmesinde davalı …’in bakım, onarım ve işletme kusurunun olmadığı, yangının teknik arızadan kaynaklandığı, davalı … şirketinin ise 2918 sayılı yasanın 85/3.maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğunun sigorta kapsamı dışında bulunması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacının davalı … şirketine yönelik itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Mahkemece hükme esas alınan 11.06.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yangının teknik bir arıza sonucu meydana gelmiş olduğu ancak arızanın ortaya çıkışında teknik açıdan kaçınılmazlık etkenin yanında aracın teknik kontrol ve bakım eksikliğinden veya ihmalden kaynaklanan sürücü veya araç sahibi kusurunun olmadığı, yangının teknik arıza nedeniyle çıktığı belirtilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 85/3.maddesinde işletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu zarardan dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı yasanın 86/1.maddesinde de araç sahibinin ve sürücünün sorumluluktan kurtulabilmesi için zararın mücbir sebepten ve kazazedenin veya üçüncü şahsın ağır kusurundan ileri gelmiş olması gerektiği düzenlenmiştir. Bir olayın mücbir sebep olarak nitelendirilebilmesi için o olayın önceden sezilemez, karşı konulamaz olması ve harici bir etkenden ileri gelmiş olması gerekir. Bu unsurları içermeyen bir olay umulmayan bir hal niteliğini taşısa dahi mücbir sebep olarak kabul edilemez. Dava konusu olayda teknik arızanın bulunduğu kabul edilmiştir. Bilindiği gibi teknik arızalar çoğu kez aracın periyodik bakımının zamanında gereği gibi yapılmamış olmasından ileri gelir ki; bu da araç sahibi ve işleten için bir kusur teşkil eder. Kusurun söz konusu olduğu hallerde ise mücbir sebepten bahsedilemez. Yargıtay’ın teknik arıza konusundaki kökleşmiş içtihadı da bu doğrultudadır. İşte mahkemece yukarıda açıklanan bu hususlar göz önünde tutularak teknik arızanın bir mücbir sebep gibi, illiyet rabıtasını ortadan kaldırmayacağı ve dolayısı ile araç sahibini sorumluluktan kurtarmayacağı kabul edilip, buna göre hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar oluşturulması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı … yönünden tüm temyiz itirazlarının reddine hükmün bu bölümünün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 10.7.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.