YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8496
KARAR NO : 2009/6901
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, dava dışı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …, … köyü, 95, 186, 538 parsel, … köyü, 523 parsel sayılı taşınmazlarını 11.8.2006 tarihinde oğlu davalı …’e, … plakalı aracını da 21.8.2006 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek, satışların iptali ile borçlu … adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmazların babasının borcu nedeniyle satıldığını, bedeli karşılığı ve icra takibinden önce aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, dava konusu aracı 7.500.-YTL’ye aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalıların dava dışı borçlunun mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Keşan İcra Müdürlüğü’nün 2006/2568 esas sayılı icra dosyasındaki alacağının tamamının tahsili bakımından … köyü, … mevkii 95, … mevkii 538, … mevkii 186 parsel, … köyü … mevkii 523 parselde kayıtlı taşınmazlar ile … plakalı otomobilin satışı sonucu elde edilecek gelirin davacıya ödenmesine, bakiye olduğu takdirde davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yasanın 282.maddesinde iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki ilişkide bulunan kimseler ve mirasçıları aleyhine açılacağı öngörülmüştür. Buradaki hüküm hasım olarak
borçlu ile birlikte borçlunun hukuki ilişkide bulunduğu kişi arasında dava arkadaşlığının varlığını ifade eder. Diğer bir deyişle alacaklı iptal davasını bu kişilere yöneltmek zorundadır. Kural olarak mecburi dava arkadaşlığı söz konusu olduğu yerde hasmın ayrıca dava edilmesine lüzum olmayıp dava dilekçesinin kendisine tebliği ve duruşma için davetiye çıkarılması suretiyle davaya dahil edilmesi mümkündür. Bu zorunluluk yasadan kaynaklanmış olup görevinden ötürü hakimin kendiliğinden gözönünde bulundurması gerekir.
Mahkemece borçlu …’e dava dilekçesi ve duruşma için davetiye tebliği ile bildireceği delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.