YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6956
KARAR NO : 2022/9468
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.12.2021 tarih ve 2021/443 E- 2021/1122 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.10.2022 tarih ve 2022/1372 E- 2022/1494 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı gerçek kişi tacir … aleyhine rücuen tazminat davası açtığını, söz konusu davada davalının ticari işletmesinin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını ve işletmenin ihyası için süre verildiğini ileri sürerek, … Mağazaları Gıda San. ve İmalat-… ticari işletmesinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sicil Müdürlüğü, ihyası talep şahıs işletmesinin, işletme sahibi …’ın 13.05.2012 tarihinde vefat etmesi üzerine, mirasçılarının unvan ve işletme kaydının silinmesi için davalıya başvuruda bulunduklarını, 07.03.2013 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescil edilerek unvan ve işletme kaydının sicilden terkin edildiğini, yapılan işlemin kanuna uygun olduğunu davalının yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ihyası istenen işletmenin bir şahıs işletmesi olduğunu, bir gerçek kişinin ticaret sicilinden işletmesini terkin ettirmiş olmasının, koşulları varsa kendisinin tacir sıfatına etkili olmadığı, … Mağazaları Gıda Sanayi ve İmalat-… işletmesinin yeniden ticaret siciline kaydı için ihya davasının açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, davacı tarafın, ihyasını istediği şahıs işletmesinin borcu için işletme sahibinin mirasçılarına başvurma olanağının bulunduğu gerekçesiyle, Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle HMK’nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine, sicildeki kaydı terkin edilen ve ihyası istenen şirketin taraf olarak gösterilmesi mümkün olmadığından, davalı şahıs işletmesi hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan dolayı HMK’nın 115/2. maddesi gereği usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; TTK’nın 12/1. maddesine göre bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denildiği, bir gerçek kişinin ticaret sicilinden işletmesini terkin ettirmiş olması, koşulları varsa kendisinin tacir sıfatına etkili olmadığı, somut olayda işletme sahibi …’ın 13.05.2012 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının başvurusu üzerine 07.03.2013 tarihinde işletmenin sicilden terkin edildiği anlaşıldığı, işletme sahibi vefat ettiğinden şahıs işletmesinin ticaret siciline yeniden kaydı mümkün olmadığı, davanın açılmasında hukuksal yararın bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiyenin tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgü olmasına, ayrıca ölü kişi hakkında dava açılamamasına karşın, bu hususların sonuca etkili olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 27.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.