YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4477
KARAR NO : 2006/7221
KARAR TARİHİ : 25.09.2006
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : …,…
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar … ve … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında …,…ada 15 ve 32, 104 …,… ada 2 ve 100, 111 ada 261, 296 ve 316, 115 ada …,… ve 124, 116 ada 26 ve 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı, bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına, 115 ada 108 nolu parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve paydaşları, 104 ada 8 nolu parsel aynı nedenle … ve paydaşları adlarına tesbit edilmişlerdir. Askı ilan süresi içinde … ve … babaları …’den gelen miras payları bulunduğunu öne sürerek … aleyhine dava açmışlardır. Mahkemece 104 ada 8 ve 115 ada 108 nolu parsellere yönelik açılan davanın husumet nedeniyle reddine, bu parsellerin tesbit malikleri adına tapuya tescillerine, dava konusu diğer parseller aleyhine açılan davanın subut bulmaması nedeniyle reddiyle … adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Kadastro davalarının tesbit maliki yada komisyonca malik kılınan gerçek ve tüzel kişiler hasım gösterilmek suretiyle açılması gerekir. 104 ada 8 nolu parsel … ve arkadaşları, 115 ada 108 nolu parsel ise … ve arkadaşları adına tesbit edilmiş olmalarına karşın davada hasım gösterilmemişlerdir. Husumet davanın görülebilme koşul-
../…
– 2 –
2006/4477
2006/7221
larında olup mahkemece resen nazara alınacağından yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacıların 104 ada 8 ve 115 ada 108 nolu parsellerle ilgili hükme yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,
2- Diğer parsellerle ilgili temyiz itirazlarına gelince, mahkemece hüküm yerinde gösterilen gerekçelerle davacıların davasının reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazlar irsen intikale bağış ve zilyetliğe dayalı olarak davalı … adına tesbit edilmiş, kız kardeşleri olan davacılar babaları … den gelen miras payları bulunduğunu ileri sürerek dava açmışlardır. Taşınmazların 1982 yılında ölen ortak miras bırakan … den kaldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, … tarafından taşınmazların davalı oğlu … ‘a bağışlanıp bağışlanmadığı ve bunun sonucu olarak davalı …’ın dayandığı 10.4.1978 tarihli bağış senedine değer verilip verilemeyeceği yönünde toplanmaktadır. Davacılar senedin iptali konusunda dava açtıklarını bildirmemekle beraber oturumda senedi kabul etmediklerini vede miras paylarının adlarına tescilini istemişlerdir. Miras bırakan … parmak izi kullanmıştır. Ayrıca senette azaların imzaları da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca senedin usulün 297 maddesindeki biçim koşullarından yoksun olduğu kuşkusuzdur. Medeni yasasın eski 539 yeni 599. maddesine göre terekenin doğrudan mirasçılara intikali kural olduğuna göre taşınmazların … tarafından kendisine bağışlandığını davalının kanıtlaması gerekir. Öte yandan mahkemece, senedin uygulaması yapılarak dava konusu taşınmazların senette mevkii ve sınırları yazılı taşınmazlar olup olmadığı keşfen belirlenmemiş, taraflardan tanık göstermeleri istenmemiş salt muhtar …in sözlerine değer verilerek hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde taraflardan taşınmazları ve öncesini bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen muhtar ile taraflarca gösterilecek tanıklar ve tesbit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi aracılığıyla gerek 10.4.1978 tarihli hibe senedi ve gerekse kadastro tutaklarında yazılı vergi kayıtlarının uygulaması
../…
– 3 –
2006/4477
2006/7221
yapılarak taşınmazlara ait olup olmadıkları kesin olarak saptanmalı, bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine de başvurulmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların miras bırakan … tarafından davalı oğlu … a bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmışsa hangi tarihte bağışlandığı davalının zilyetliğinin başlangıç tarihi süresi ve sürdürülüş biçimi, senetin düzenlendiği 1978 tarihinden tesbit tarihine kadar geçen 25 yıl gibi uzun bir süre davalının zilyetliğine davacıların sessiz kalıp çekişme yaratmamalarının yörede neyin sonucu olduğu ve bu arada davalının taşınmazların gelir ve mahsulatından davacılara pay verip vermediği olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerektiğinde yukarıda yazılı hususlar hakkında komşu parsellerin zilyet yada maliklerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlerdirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile 101 ada 3, 102 ada 6, 103 ada 15 ve 32, 104 ada 7, 28, 29, 38 ve 47. 107 ada 40, 108 ada 2 ve 100, 111 ada 261, 296, 316, 115 ada 20, 31, 47, 53, 66, 67, 107, 112, 121, ve 124, 116 ada 26, 133 ada 1 nolu parsellere hasren hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 25.9.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.