Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/3472 E. 2006/5319 K. 12.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3472
KARAR NO : 2006/5319
KARAR TARİHİ : 12.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 179 ada 27 parsel sayılı 957,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Tesbit tarihinden önce davacı tarafından zilyetliğe dayalı olarak davalı aleyhine asliye hukuk mahkemesinde açılan elatmanın ve muarazanın önlenmesi davasında elatmanın önlenmesi yönünde görevsizlik kararı ile dosya kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davacı … adına tespit edilmiş, tesbitten önce … tarafından davalı … aleyhine açılan elatmanın önlenmesi ve muarazanın men’i davası görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davacı Asliye Mahkemesinde vermiş olduğu dava dilekçesinde taşınmazın dedesinden intikalen kendisine kaldığını ve zilyet bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın adına tesciline ve davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiş, davalı ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve 23.9.2004 günlü oturumda da taşınmazın davacıya ait değil, kendisine analığından miras kaldığını bildirmiştir. Tespit nedenini, savunmaya ve ileri sürülüşe göre uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davacı mı yoksa davalı yararına mı taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu yönünde toplanmaktadır. Taraflar arasında mirasçılık ilişkisinin bulunduğu ileri sürülmüş değildir. Her iki tarafta tanık listesi vermesine karşın mahkemece tek bir yerel bilirkişi ile tespit bilirkişisinin soyut içerikli sözlerine değer verilerek hüküm tesisi yoluna

gidilmiş, taraf tanıkları dinlenilmemiş ve nedenlerinin karar yerinde gerekçesi gösterilmemiştir. Taşınmazın öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davanın yasal dayanağını M.Y.nın 713 ve 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14.maddeleri teşkil etmektedir. Söz konusu maddelere nazaran tapusuz bir taşınmazın zilyedi adına tesciline karar verilebilmesi için zilyedin zilyetliğinin dava ve tespit tarihine kadar 20 yıla ulaşması, taşınmazın tescile tabi olan yerlerden olması ve ayrıca maddi olaylardan sayılan zilyetliğin ve sürdürülüş biçiminin tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekir. Ziraatçı bilirkişi raporunda taşınmazın tarım arazisi olduğu vurgulanmakla beraber taşınmazın davacının mı yoksa davalının miras bırakanından kaldığı davacının zilyetliğinin de başlangıç tarihi ve süresi yerel bilirkişi ve tesbit bilirkişilerinden sorulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, taraf tanıkları ile tüm tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak öncelikle taşınmaza asliye mahkemesine açılan elatmanın önlenmesi davasına konu olan yer olup olmadığı yerel bilirkişi aracılığı ile kesin olarak saptanmalı, daha sonra bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin mer’a olup olmadığı, değilse kime ait olduğu, kim yada kimlerden kaldığı, davacının mı yoksa davalının mı zilyet olduğu zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi içindeki kavak ağaçlarının kim tarafından ne zaman dikildiği, olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerektiğinde yukarıda açıklanan hususlarla ilgili olarak komşu parsellerin malik yada zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, uyuşmazlığın 3402 S.K.Y.nın 30/2 maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir bir nitelik arzettiği gözetilerek gerektiğinde lüzum görülecek deliller re’sen toplanmalı, fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalı …’un temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 12.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.