Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1600 E. 2007/3223 K. 25.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1600
KARAR NO : 2007/3223
KARAR TARİHİ : 25.10.2007

MAHKEMESİ :Bursa Asliye 6.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalıların ilgilisi bulundukları inşaat şantiyesindeki buhar kazanının patlaması sonucunda hasar gördüğünü ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, 5.420.000.000. TL.nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 942.00. YTL.nın ödeme tarihi olan 27.3.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı … İnşaat A.Ş’den tahsiline, fazla istemin ve davalı … Teknik Tekstil A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … İnşaat San.ve Tic.A.Ş. vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2006 tarihinden itibaren 1.090.00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 … 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Her ne kadar 17.7.2003 tarihli sözleşme ile işin yapımı sırasında meydana gelen zararlardan müteahhidin sorumlu olacağı kararlaştırılmış ise de, bu husus taraflar arasındaki iç ilişkide değerlendirilebilecek olup, zarar görene karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. B.K. 58 mad. gereğince Bina maliki de hatalı imalat nedeniyle doğan zarardan sorumlu sayılmalıdır. O halde, sigortalı araçta meydana gelen zarardan her iki davalıda müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, davalıların birbirlerine karşı rücu imkanlarını ortadan kaldıracak surette yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş.vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2)nolu bentte yazılı nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalı … A.Ş.’ne geri verilmesine 25.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verilidi.