YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4770
KARAR NO : 2006/7705
KARAR TARİHİ : 10.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 518 ada 18, 19, 31, 32, 520 ada 5 parsel sayılı sırasıyla 15544.14, 162.7221.69, 6313.61, 27956.97, 19820.47 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 518 ada 18, 19, 520 ada 5 parseller 4342 sayılı mer’a yasasının 7. maddesi gereğince mer’a komisyonuca mer’a olarak sınırlandırılmış, 518 ada 31 ve 32 parsller …’nın tesbit tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından Hazine adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … 520 ada 5 parsel yönünden satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, diğer parseller yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine dava konusu 518 ada 18 parselin tesbit gibi tesçiline 518 ada 19 parsel sayılı 34976.09 metrekarelik taşınmaz ile 518 ada 31, 32, 520 ada 5 parsel sayılı taşınmazların davacı … adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm 518 ada 18 parsel dışındaki taşınmazlar yönünden davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında temyize konu edilen taşınmazlardan 518 ada 19 ve 520 ada 5 nolu parseller mera niteliğiyle, 518 ada 31 ve 32 nolu parseller ise davacının zilyetliğinin tesbit gününe kadar 20 yıla
ulaşmadığı nedeniyle hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … 5 parselle ilgili olarak satın alma ve zilyetliğe,diğer taşınmazla ilgili olarak da kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Tesbit nedenlerine, ileri sürülüşe ve savunmaya nazaran uyuşmazlık, 5 ve 19 nolu parsellerin mera olup olmadıkları, değil ise sözü edilen parsellerle birlikte 31 ve 32 nolu parseller üzerinde davacı yararına 3402 sayılı kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Bilindiği üzere bir yerin mera olarak kabulü için o yerle ilgili yetkili makamlarca verilmiş mera tahsis kararının yada kaydının olması, olmadığı takdirde o yerin başlangıcı bilinmeyen bir sürüden beri vede eylemli şekilde mera olarak kullanılması gerekir. Ayrıca mera ile ilgili davalarda dinlenecek bilirkişi ve tanıklarında davanın sonucunda yararı bulunmayan komşu köy yada mahallelerden seçilmesi gerekir. Mahkemece 4342 sayılı yasaya göre komisyonca düzenlenen mera alanını belirleyen haritanın uygulaması yapılmadığı gibi bilirkişi ve tanık seçiminde de açıklanan ilkelere uyulmamıştır. Öte taraftan meraların mülkiyeti hazineye ait olmakla beraber intifaı sınırları içerisinde bulunduğu köy yada belediyeye ait olmakla köy muhtarlığının yada belediye başkanlığının davaya katılımının sağlanması gerekirken bu yönde göz ardı edilmiş, yerel bilirkişi ve tanıkdan taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, davacı ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi konusunda olaylara dayalı olarak bilgi alınmamış, 1965 doğumlu olan davacının 1970 ve 1975 yıllarındaki zilyetliğinin ne şekilde olduğu ve 8-9 yaşlarında olan bir kişinin taşınmazları hangi imkanlarla zilyet ettiğine de açıklık getirilmemiş, Şinasi torun dışındaki tesbit bilirkişileride dinlenilmemiştir. Ayrıca 19 nolu parselin davacı adına tesciline karar verilen bölümü dışındaki geri kalan kısmının yüzölçümü karar yerinde de gösterilmeyerek infazda duraksama yaratılmıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle taşınmazın sınırları içerisinde bulunduğu Gürün Belediye Başkanlığına dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati tebliğ edilerek davaya katılımı sağlanmalı, davacının babası …na ilişkin aile nüfus kayıt tablosu getirtilmeli, taraf teşkilinden sonra gerek davacı ve gerekse davalı hazine ve belediyeye komşu mahalle yada köylerden olmak üzere taşınmazları ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkla tüm tesbit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak 5 ve 19 nolu parsellerin öncesinin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mera olup olmadığı, değilse taşınmazların kimden kaldığı, davacının ve miras bırakanlarının taşınmazlardaki zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi, davacının doğum tarihine nazaran zilyetliğinin hangi tarihte başladığı ve hangi imkanlarla sürdürdüğü bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, 5 nolu parselle ilgili olarak yerel bilirkişinin sözünü ettiği belediye ile arasında cereyan eden davanın dosya numarası belirlenip dosyası getirtilerek delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, 19 nolu parselin davacı adına tescile karar verilen bülümünün zaman zaman davacı tarafından tesbit tarihinden önce genişletilip genişletilmediği, genişletilmişse hangi tarihte genişlettiği, keza bilirkişi ve tanıklardan sorulup açıklığa kavuşturulmalı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi ve sürdürülüş biçimi ile ilgili olarak gerektiğinde komşu parsel maliklerinin yada zilyetliklerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, yerel ve teknik bilirkişi aracılığıyla mera komisyonunca düzenlenen haritanın uygulaması yapılarak 5 ve 19 nolu parsellerin mera haritası kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak saptanmalı, bu arada 5 nolu parselin satıcısı olan … ile davacı adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tesbit yada tescil edilip edilmediği yönündeki araştırma yeterli bulunmadığından tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü nezdinde adı geçenler adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak tesbit edilen taşınmaz olup olmadığı araştırılarak olduğundan tutanakları getirtilip incelenmeli, komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanakları getirtilerek taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif uygulamayı ve bu arada 19 nolu parselin sonradan genişletilen bölümünün bilirkişi ve tanıklarca gösterilmesi halinde bu yeri ve taşınmaz içeresindeki konum ve miktarını gösterir raporlu kroki düzenletirilmeli, önceden olduğu gibi 19 nolu parselin bir bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi durumunda geri kalan kısmının miktarı hüküm yerinde gösterilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 10.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.