Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19162 E. 2009/16576 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19162
KARAR NO : 2009/16576
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1992 yılından Eylül 2004 tarihine kadar çalıştığının tesbitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava,davacının 1992 yılından Eylül 2004 tarihine kadar kesintisiz olarak davalı işverene ait işyerinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak günün asgari ücreti ile çalıştığının tespiti ve bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.01.1994 tarihinden 01.09.2004 tarihine kadar olan sürede … ayları hariç olmak üzere sürekli ve günün asgari ücreti ile çalıştığının tesbtine, kuruma bildirilen sürelere bu sürelerin ilavesine, fazla talebin reddine, bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 19.09.1996 tarihinde …-Çağlayan Gazinosu unvanlı (41033) sicil nolu iş yerinde işe girdiğine dair imzalı işe giriş bildirgesinin 22.10.1996 tarihinde kuruma verildiği, 19.09.1996 tarihinde işten çıkışının hizmet cetvelinde görüldüğü,davalı …-Çağlayan Gazinosu unvanlı (41033) sicil nolu iş yerinde; 16.09.1996-19.09.1996 tarihleri arasında 4 gün çalışmasının Kuruma bildirildiği,01.04.1993-31.07.1993 tarihleri arasında 128453 sicil nolu başka bir işyerinde 120 gün çalışmasının olduğu,1990/1-2004/1. dönemlere ilişkin sadece 1. dönemlere ait dönem bordrolarının geldiği,davacının 2002/1. dönemde 25 gün çalışmasının görüldüğü, 05.12.2003 tarihi itibariyle davalı işyerinde çalıştığına dair kimlik bildirge belgesinin ilgili Emniyet Müdürlüğüne verildiği,dinlenen tanıkların talep edilen dönemin tümünü kapsayacak şekilde bordro tanığı olup olmadıklarının dönem bordroları eksik geldiğinden anlaşılamadığı görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı
dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dönem bordroları eksik geldiğinden dinlenen tanıkların talep edilen tüm dönemi kapsayacak şekilde davalı işyerinde çalışan bordro tanığı olup olmadıkları tesbit edilmeden, komşu işyeri tanığı olduğunu beyan eden davacı tanığı …’ın belgeleri getirtilmeden sonuca gidildiği,davacı tanıkları ve davalı bordro tanıklarının birbiriyle çelişen beyanları karşısında resen bordro tanığı tesbit edilerek fiili çalışmanın ıspatı yoluna gidilmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; Kurumdan dönem bordrolarının tümünü eksiksiz getirtmek, dinlenen tanıkların hizmet tesbiti talep edilen tüm dönemi kapsayacak şekilde davacı ile birlikte çalışan bordro tanığı olup olmadıklarını tesbit etmek, komşu işyeri tanığı olduğunu beyan eden davacı tanığı …’ın komşi işyerinde çalıştığına dair belgelerini getirtmek, davacı ve davalı bordro tanıklarının birbiriyle çelişkili beyanları olması nedeniyle bordrolardan resen tesbit edilecek diğer bordro tanıklarını dinlemek, bordro tanıkları beyanlarının yeterli olmadığı durumda, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek zabıtaca komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlar tesbit edilip beyanlarına başvurmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işverenin işçilik alacaklarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan işverene iadesine, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.