YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20274
KARAR NO : 2009/16734
KARAR TARİHİ : 21.12.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,3201 sayılı Yasa kapsamında yurt dışı fiilen çalışmadığı dönemlerde de borçlanma isteminin kabulu ile emekli olması nedeniyle sağlık yardımlarından yararlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava; davacının 3201 sayılı Yasa kapsamında yurt dışında fiilen çalışmadığı dönemlerde de borçlanma isteminin kabulü ile Türkiye’de emekli olması nedeni ile sağlık yardımlarından yararlanma hakkının bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının borçlanma isteminin reddine karar verildiği halde sağlık yardımlarından yararlanma istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının Almanya Sosyal Güvenlik Kurumundan 30.11.1999 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlandığı, 09.11.1966-31.12.1983, 01.10.1987-17.11.19888, 14.12.1994-14.02.1996 ve 22.10.1998-30.11.1999 tarihleri arasında yurt dışında geçen 7696 günlük süreyi 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmaları ve 720 günlük askerlik borçlanması ile birlikte 8116 gün üzerinden 01.12.2006 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yaşlılık aylığı bağlandığı, Almanya’dan maluliyet aylığı alması nedeni ile sağlık karnesi istemi davalı Kurum tarafından ret edildiği, davacının Türkiye’de ikamet ettiğini gösterir 18.12.2007 tarihli ikametgah belgesi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra yapılan başvuruya göre yurt dışında fiilen çalışılmayan süreler’in 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmasının mümkün olup olmadığı ve 01.12.2006 tarihinden itibaren davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlanan davacının sağlık yardımlarından yararlanma hakkı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
3201 sayılı Yasa’nın 8. maddesi “ Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra, 30/05/1978 tarih ve 2147 sayılı Kanun ve sosyal güvenlik kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlanmış olanlar ile aylık bağlanması için müracaat edip de aylığa hak kazanmış durumda bulunanlar bu Kanundan yararlanamazlar.” düzenlemesi dikkate alındığında borçlanma isteminin reddine ilişkin verilen karar doğru ise de davacının aynı zamanda Türkiye Sosyal Güvenlik Kurumundan sağlık yardımından yararlanması amacı ile sağlık karnesi istemi de bulunduğundan bu konuda bir karar verilmemesi doğru değildir.
Yapılacak iş Türkiye ile Fedaral Almanya arasında imzalanan ve 11.12.1985 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Ek Sözleşmesi hükümleri ve 5510 sayılı Yasa’nın 60. maddesinin (g) fıkrası da gözetilerek bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden davacının sağlık karnesi istemi ile ilgili bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,21.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.