YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13519
KARAR NO : 2023/63
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı … dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; 1366 ve 1367 tahrir nolu vergi kayıtları ile 1. Teşrin 1941 tarih ve 27 sıra nolu tapu kaydına dayandıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.08.1975 tarihli ve 1966/212 Esas, 1975/17 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, çekişmeli 2337 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk derece Mahkemesinin 05.08.1975 tarihli ve 1966/212 Esas, 1975/17 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hüküm, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.04.1977 tarihli ve 1976/4842 Esas, 1977/4067 Karar sayılı kararı ile; “komşu parsellerin kadastro tutanak suretleri ile varsa dayanağı belgelerin getirtilerek davacı dayanağı Ekim 1941 tarih ve 27 sıra numaralı tapu kaydı ile vergi kayıtlarının yöntemince uygulanması, çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun bir biçimde davacı tarafından ne şeklide kullanıldığının araştırılması, davacı dayanağı tapu kaydının hudutlarında okunan Hazine tarlasının bir başkasına tahsis ve teffiz edilip edilmediğinin araştırılması” gereğine değinilerek bozulmuştur.
3.Bozma kararına uyularak, İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2014 tarihli ve 2013/28 Esas, 2014/12 Karar sayılı kararı ile; “davacının dayandığı vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmaz bölümlerini kapsadığını, çekişmeli taşınmazın tescile karar verilen bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu, adlarına tescil kararı verilenler yönünden zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarının gerçekleştiği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 2337 parsel sayılı taşınmazın 22.10.2001 tarihli fen bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davacı … mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında; taşınmazın geriye kalan bölümünün Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
4.İlk derece Mahkemesinin 10.02.2014 tarihli ve 2013/28 Esas, 2014/12 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5.Hüküm, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.10.2014 tarihli ve 2014/10584 Esas, 2014/11789 Karar sayılı kararı ile; “bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği ve yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğunu, kime ait olduğunu, kimden nasıl intikal ettiğini, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğini ve özellikle tespit tarihi itibariyle davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini belirtir şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, tespit tarihi itibariyle zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresinin araştırılması suretiyle davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının dayandığı vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmaz bölümünü kapsadığını, çekişmeli taşınmaz bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu ve davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarının gerçekleştiği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 2337 (yeni 140 ada 8 parsel) parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 05.11.2018 tarihli fen bilirkişi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 100.000,00 metrekarelik bölümünün ayrı parsel numarasıyla davacı … mirasçıları adına tarla vasfıyla; taşınmazın aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 299.295,00 metrekarelik bölümünün ise ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına aynı parsel numarasıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan keşiflerde beyanlarına başvurulan tanıkların, davacının dayandığı vergi kayıtlarının dava konusu taşınmaza uymadığını beyan ettiklerini, taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediğini ve taşınmazın ham toprak vasfına sahip devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Kadastro sırasında, Kayseri İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 2337 parsel sayılı 388.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komşu 2343 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunuun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.