Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12474 E. 2023/135 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12474
KARAR NO : 2023/135
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın davacı/ipotekli taşınmaz maliki tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/ipotekli taşınmaz maliki tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı/ipotekli taşınmaz maliki vekili dava dilekçesinde; sair nedenlerle birlikte icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdirine itirazları üzerine mahkemece, bilirkişi raporu ile taşınmaz değerinin keşif tarihi itibariyle 1.050.000 TL olarak belirlenmesine rağmen, 950.000 TL olduğunun tespiti yönünde hüküm tesis edilerek bu değer üzerinden ihaleye çıkılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı/alacaklı ve ihale alıcısı vekilleri cevap dilekçelerinde; ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 19.01.2022 tarihli e-tebliğ ile satış ilanının tebliğ edildiği, usulüne uygun şekilde kıymet takdirine itiraz davası açıldığı, İstanbul … 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/520 E – 2021/972 K sayılı ilamı ile taşınmazın değerinin 950.000 TL olarak tespit edildiği, dava dilekçesinde bu değere itiraz edilmesi nedeniyle mahkemece yapılan keşif sonucunda taşınmazın fiili haciz tarihi olan 01.06.2021 tarihi itibariyle değerinin 1.266.944,43 TL olduğu tespit edildiği, taşınmazın davalı ihale alıcısına 1.309.000 TL’ye satıldığı, bu nedenle zarar unsurunun oluşmadığı, resen yapılan araştırmada, ihalenin feshini gerektiren herhangi bir neden bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddi ile asıl alacak miktarı olan 880.000 TL’nin %2’si olan 17.600 TL para cezasının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ipotekli taşınmaz maliki vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı/ipotekli taşınmaz maliki vekili; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, davaya konu taşınmazın değerinin 22.03.2022 tarihi itibariyle 2.414.819,39 TL olarak belirlendiğini, düşük kıymet takdiri üzerinden ihaleye çıkıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, mahkemece taşınmazın ihale tarihine en yakın tarihteki değer yerine, fiili haciz tarihindeki değerin esas alarak kıymet takdirine itirazı yerinde görmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kıymet takdirine itiraz üzerine İstanbul … 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nce taşınmazın değerinin 01.06.2021 itibariyle belirlenmesinin ve taşınmazın bu miktar üzerinden ihaleye çıkmasının usulüne uygun olduğu, mahkemelerce bu tarih itibariyle belirlenen değerlere itibar edilmesinin İİK 128/a maddesine uygun olduğu, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satıldığı, bu haliyle zarar unsuru oluşmadığından davacının ihalenin feshi isteminde bulunmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, bu hususun HMK 355. madde gereğince resen dikkate alınması gerektiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulü ile, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ipotekli taşınmaz maliki vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı/ipotekli taşınmaz maliki vekili; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, davaya konu taşınmazın değerinin 22.03.2022 tarihi itibariyle 2.414.819,39 TL olarak belirlendiğini, düşük kıymet takdiri üzerinden ihaleye çıkıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, mahkemece taşınmazın ihale tarihine en yakın tarihteki değer yerine, fiili haciz tarihindeki değerin esas alarak kıymet takdirine itirazı yerinde görmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişinin kendi taşınmazının, ihaleye esas muhammen bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
İİK’nın 128/2. maddesi gereğince, satışa hazırlık işlemleri sırasında icra dairesi taşınmazın kıymetini ehil bilirkişiler aracılığıyla tayin ve tespit ettirir, kıymet takdirine ilişkin rapor, borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak suretiyle tebliğ edilir. İİK’nın 128/a maddesine göre, ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler.
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir. (HGK’nın 16/06/2020 tarih, 2017/12-742 E. – 2020/406 K.)
Somut olayda; 950.000 TL muhammen bedelli taşınmazın 1.309.000 TL’ye ihale edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde fesih nedeni olarak ileri sürdüğü kıymet takdirine ilişkin itirazları değerlendirilerek mahkemece alınan raporda taşınmazın 01.06.2021 tarihi itibariyle değerinin 1.266.944,43 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda belirlenen taşınmazın değerinin, kıymet takdirine itiraz davası sonucundan belirlenerek ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.