YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14553
KARAR NO : 2009/13786
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 15.1.1998- 5.5.2000 ve 6.12.2001-1.2.2003 tarihleri arası çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı işveren ve Kurum vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının davalı işverene ait 11000066 sigorta nolu işyerinde 15.1.1998-5.5.2000 ve 6.12.2001-1.2.2003 tarihleri arasında sürekli sigortalı işçi olarak çalıştığı iddiasına dayalı kuruma eksik bildirilen sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının davalı işveren yanında 1.2.1999-1.2.2003 tarihleri arasında (askerlik süresi olan 23.5.2000-23.11.2001 tarihleri arası hariç) sigortalı çalıştığının tespitine, fazla talebin reddine, hüküm fıkrasının 2. bendinde 14,00 TL. karar ilam harcının davalılardan alınıp hazineye gelir kaydına, 5. bentte de “…yargılama giderinin kabul ve red oranına göre taktiren…sinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine arta kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” karar verilmiştir.
H.U.M.K.’nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan aynı kanunun 389. maddesinde de verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksama gerektirmeyecek surette çok açık olarak yazılması gerektiği bildirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı işverene ait işyerinden 6.2.2003 tarihinde işe başladığına dair verilen işe giriş bildirgesinin 5.2.2003 tarihinde kayda alındığı, işyerinden 2003 yılında 323 gün, 23.9.2004 tarihinde çıkışla 2004 yılında 203 gün çalışmasının bildirildiği, davacının 23.5.2000-23.11.2001 tarihleri arasında askerlik yaptığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece çalışma süresinin tespitine yönelik olarak verilen karar isabetli ise de; hüküm fıkrasının 2. bendinde ilam harcının davalı işverene yüklenmesi gerekirken, harçtan muaf olan Kurumun da sorumluluğuna yola açacak şekilde karar verilmesi, ayrıca 5. bentte yargılama giderinden kimin ne miktarda sorumlu olduğu belirtilmeyerek hükmün infazında tereddüde neden olunması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yapılacak iş; davalı Kurumun harçtan sorumlu olmadığı gözetilerek ve yargılama giderlerinden de davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş olmasına göre, kimin ne miktarda sorumlu olduğu açık ve infazı kabil bir şekilde belirtilmek suretiyle yeniden karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ve işveren vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’a iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.