Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6823 E. 2009/7937 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6823
KARAR NO : 2009/7937
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Davacı(3.Kişi) :… Metal San.Tic.Ltd.Şti.
Davalı(Alacaklı):…
(Borçlu : …

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, dava dilekçesi ile İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün 2007/16 Esas sayılı dosyasından, davacı şirketin eski ortağının borcundan dolayı 3.kişiye ait işyerinde bulunan malların 08.02.2007 ve 23.05.2007 tarihlerinde haczedildiğini belirterek ,İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılması istemi ile iki ayrı dava açmış ve davalar arasında irtibat bulunduğundan birleştirme kararı verilmiştir.
Davalı alacaklı vekili,ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edildiği, borçlu ile davacı şirketin organik bağ içinde ve alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı hareket ettiklerini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Borçlu duruşmada davacı şirketle ilgisi bulunmadığını, hacizli malların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, borçluya haciz adresinde yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğundan iptal edildiği ,borçlunun davacı şirketin eski ortağı olduğu,hissesini 2006 yılında devrederek ayrıldığı,haciz adresinde halen davacı şirketin faaliyetini sürdürdüğünün anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
../…

-2-
2009/6823
2009/7937

1.Dava konusu takip dosyasından borçluya yapılan, 10.01.2007 tarihli ödeme emri tebliği, İstanbul 7.İcra Mahkemesinin 2008/64 Esas ve 2008/668 Karar sayılı ilamı ile iptal edilmiş ve borçlunun ödeme emrinden 22.02.2007 tarihinde haberdar olduğu kabul edilerek, anılan karar kesinleşmiştir.
Bu durumda dava konusu 08.02.2007 tarihli haciz, ödeme emri tebliğ edilmeden yani takip kesinleşmeden yapılmış olduğundan ve yargılama sırasında geçersiz hale geldiğinden anılan hacizle ilgili olarak, ”konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hukum kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Davacı 3.kişi borçlunun hissesini 24.11.2006 tarihinde devrederek adresten ayrıldığı ve bu devrin 07.12.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini ileri sürmesine karşın,delil olarak sunulan İstanbul 11.İcra müdürlüğünün 2006/18166 esas sayılı takip dosyasında,ödeme emrinin borçluya 19.12.2006 tarihinde haciz adresinde tebliğ edildiği ve 15.12.2006 tarihli haciz sırasında da borçlunun aynı mahalde hazır olduğu ve borcu kabul ettiği tesbit edilmiştir.
Borçlunun Fortisbank’a bildirdiği adres, haciz adresidir.
Tüm bu olgulardan, yapılan hisse devrinin gerçeği yansıtmadığı,borçlunun halen haciz adresinde faaliyete devam ettiği ve İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararına olduğu anlaşılmaktadır. Davacı 3.kişi karine aksini ispatlayan herhangi bir mülkiyet belgesi sunmamıştır.
Mahkemece, karine aksini ispatlamayan davacı 3.kişinin 23.05.2007 tarihli hacizle ilgili davasının da esastan reddine karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar vermesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.