Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/1370 E. 2023/118 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1370
KARAR NO : 2023/118
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

… … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2021 tarihli ve 2019/67951 Soruşturma, 2021/13015 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … … 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.04.2021 tarihli ve 2021/1408 Değişik … sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.04.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2021 tarihli ve 2021/23338 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2022 tarihli ve KYB-2021/145993 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2022 tarihli ve KYB-2021/145993 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki … ‘ın sunmuş olduğu şikâyet dilekçesinde özetle, kendisinin … Yatırım İnş. ve Paz. Tic. Ltd. Şirketinin yüzde 66 hissesine sahip olduğunu, şüphelinin ise anılan şirketin yüzde 34 ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, şüphelinin şirket bilgilerini gizlediğini, şirket ödemelerini hesaba girmediğini, sahte gider pusulaları düzenlediğini, faturasız işlem yaptığını, hizmet almadan şirket adına sahte fatura kestirdiğini, faturalarda kaşe ve imza bulunmadığını ve bu eylemler neticesinde hem şirketi ve kendisini zarara uğrattığı gibi düzenlettirilen sahte faturalar nedeniyle devletin de vergi kaybına ve zararına sebebiyet verdiğini iddia ederek şikâyetçi olması üzerine yapılan soruşturma evresi sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin … … 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/01/2018 tarihli kararının, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 28/01/2019 tarihli ve 2018/8622 esas, 2019/29 karar sayılı ilâmı ile ‘müşteki ve şüphelinin ortak olduğu şirkete ait tüm defter ve belgelerin, şüpheli ve müşteki adına açılmış bulunan tüm banka hesaplarının ve hesap ekstrelerinin temin edilmesi, şikâyet konusu işlem ve harcamalara yönelik olarak ilgililerin tespiti ile tanık olarak ifadelerinin alınması ve temin edilen tüm bilgi ve belgelerin uzman bilirkişiye tevdii edilerek iddialar kapsamında rapor alınması, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği..’ şeklinde yer alan gerekçe ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan soruşturma sonunda bozma ilamına istinaden bankalara müzekkere yazıldığı ve gelen cevabi yazılara istinaden bilirkişi raporu düzenlendiği anlaşılmış ise de,
Müşteki vekilinin gerek takipsizlik kararına itiraz dilekçesinde gerekse de kanun yararına bozma talebini havi dilekçesinde soruşturma kapsamında hem şüphelinin hem de şirketin hesabının bulunduğu … Bankası’na müzekkere yazılmadığını, …, … …, … … Bankası’ndan gelen hesap listesinin bildirir cevap ile yetinildiğini, hesap ekstrelerinin istenmediğini ve bu nedenle bu kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını beyanla itirazda bulunduğu, dosyanın incelenmesinde … …’… verilen 04/02/2020 tarihli, … … Bankasından verilen 07/02/2020 tarihli ve …’… verilen 16/03/2020 tarihli cevabi yazılarda şüpheli …’ye ait hesap bilgilerinin bildirildiği ve fakat hesap ekstresinin gönderilmediği, yine … Bankası ile herhangi bir yazışmanın yapılmadığı, bu haliyle bilirkişi raporunun dosya kapsamında bulunan bu bilgi ve belgeler ile sınırlı olarak yapıldığı anlaşılmakla, şüpheli ve şirketin hesaplarının bulunduğu bankalardan ekstrelerin istenip, … Bankasına müzekkere yazılıp temin edilen tüm bilgi ve belgelerin yeniden uzman bilirkişiye tevdii edilerek iddialar kapsamında rapor alınması, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…” şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun’da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; bir kısım ödemelerin şüphelinin yetkilisi olduğu şirket hesaplarına intikal etmediği şeklindeki iddia, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 28.01.2019 tarihli 2018/8622 Esas, 2019/29 Karar sayılı ilâmında belirtilen; ”…müşteki ve şüphelinin ortak olduğu şirkete ait tüm defter ve belgelerin, şüpheli ve müşteki adına açılmış bulunan tüm banka hesaplarının ve hesap ekstrelerinin temin edilmesi, şikâyet konusu işlem ve harcamalara yönelik olarak ilgililerin tespiti ile tanık olarak ifadelerinin alınması ve temin edilen tüm bilgi ve belgelerin uzman bilirkişiye tevdi edilerek iddialar kapsamında rapor alınması, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği…” yönündeki açıklama, bir kısım bankaların hesap ekstrelerinin temin edilmemiş olması, 01.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; … firması tarafından ödenen meblağ ile … … tarafından yapılan ödemenin şirket hesaplarına intikal ettiğine dair tespit bulunmaması ve … … Ltd. Şti.’nin, … Yatırım şirketine bir hizmet karşılığı olmaksızın fatura düzenlediği iddiasıyla ilgili olarak, adı geçen şirket yetkilisinin dinlenmemesi karşısında; ilgili şirket yetkilisinin beyanına başvurulması, şüpheli ve şirketin hesaplarının bulunduğu … Bankası ile …, … … ve … … Bankası’ndan hesap ekstrelerinin temin edilmesi ve bu şekilde dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile rapor alındıktan sonra, hukuk mahkemesine açılan dava neticesi alınan bilirkişi raporu da getirtilip incelenerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … … 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.04.2021 tarihli ve 2021/1408 Değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.