Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6133 E. 2009/7377 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6133
KARAR NO : 2009/7377
KARAR TARİHİ : 05.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 17 parsel sayılı 11.772,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … kızı … Bellier, 108 ada 18 parsel sayılı 2418,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intilkal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde kaçak ve yitik kişilerden kalan yer için oluşan 05.08.1958 tarih 498 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 108 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davalı…, çekişmeli 108 ada 18 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı yöntemince mahalline uygulanmadığı gibi, çekişmeli 108 ada 17 parsel sayılı taşınmaz eylemli olarak 108 ada 33 parsel sayılı mera taşınmaza sınır olduğu halde mahkemece yöntemince mera araştırması yapılmamasında da isabet bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının tüm oluşum belgeleri ve özellikle varsa haritası dosya içine getirtildikten sonra, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıkları ile, 3 kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, öncelikle davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesinde bildirilen yönteme uygun olarak mahalline uygulanmaya çalışılmalı ve tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kısmen veya tamamen kapsayıp kapsamadığı saptanmaya çalışılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından ise, çekişmeli taşınmazların kimlere ait olduğu, kimlerden kimlere intikal ettiği, kimler tarafından hangi tarihten beri ne şekilde ve hangi sınırlarla kullanıldığı, öncesinde kısmen veya tamamen mera olup olmadıkları gibi hususlar olaylara dayalı olarak … … sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanağın edinme sebebine aykırı düşmesi halinde hazır bulunacak tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadıklarını bildirir, ayrıntılı ve komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir rapor alınmalıdır. Fen bilirkişiden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, özellikle davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyup uymadığını bildirir, varsa tescil krokisi ile kadastro paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarınca bildirilen sınırlar işaret

edilmiş; çekişmeli taşınmazların komşu mera taşınmazı ile konumunu yan kesit çizelgesi ile gösterir ayrıntılı krokili rapor alınmalıdır. Gerektiğinde çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çektirilerek üzerinde uzman fen bilirkişisi tarafından kadastral sınırları işaretlenmiş fotoğraflarla çekişmeli taşınmazların durumu belirlenmeye çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerle birlikte değerlendirilerek ulaşılarak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.