Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5563 E. 2009/6531 K. 19.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5563
KARAR NO : 2009/6531
KARAR TARİHİ : 19.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … 406 Ada, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 parselde kayıtlı taşınmazlarının intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyeti 21.7.2006 tarihinde davalı oğlu …’a bağışladığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, borçlunun dava konusu tasarrufunun sağlığında yaptığı miras paylaşımı olduğunu, borçlu adına kayıtlı ve haczedilen taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını satışı halinde borcun karşılanma olasılığı olduğunu, dava dışı borçlu İbrahim Adalı’ya ait araçlar üzerinde de hacizler olduğunu, haciz tutanaklarının aciz belgesi niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre borçlu …’ın borç ödemeden aczini gösterir kesin aciz belgesi niteliğinde belge bulunmadığı, borçlunun adresten ayrılmış olması nedeniyle haciz yapılamadığına ilişkin 28.2.2008 ve 20.3.2008 tarihli tutanaklarında geçici aciz belgesi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için borçlu aleyhine düzenlenmiş ve ödeme güçlüğü içinde olduğunu gösteren geçici (İİK 105.madde) veya kat’i (143.md) aciz belgesi sunulması gerekli olup bu husus davanın dinlenebilirlik koşuludur. Somut olayda 28.2.2008 ve 20.3.2008 tarihli haciz tutanaklarının borçlunun adresten ayrılmış olması nedeniyle haciz yapılamadığına ilişkin tutanaklar olduğu ve geçici aciz belgesi niteliğinde olmadıkları gerekçesiyle dava şartı yokluğundan dava reddedilmiştir. Ödeme emri davalı …’a … Mahallesi, … Caddesi, No:… adresinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu; vekili aracılığıyla 5.2.2007 tarihli mal beyanı dilekçesinde aynı adresi bildirmiştir. Bildirilen adreste 28.2.2008 tarihinde düzenlenen haciz tutanağın da kapının kilitli olduğu, çilingir temin edilemediği, borçlunun İzmir’de oturduğu belirtilmektedir. Borçlunun 21.7.2006 tarihli satış senedinde bildiği adreste 20.3.2008 tarihinde yapılan haciz tutanağından da taşınmazın 25.7.2006 tarihinde …’ye satıldığı ve halen Salih Eygil’in ikamet ettiği anlaşılmaktadır. 13.9.2007 tarihli adres araştırmasına ilişkin tutanakda davalı borçlu …’ın …’da ikamet ettiği (… Mahallesi, … Caddesi, No:…, evini sattığı, Amerika’da kalan çocuklarının yanına gittiği, adresinin bilinmediği, muhtarlık kaydının da olmadığı bildirilmiştir. Bu durumda davalı borçlunun bilinen ve tebligat yapılan adreslerinden ayrıldığı yeni adresinin bilinemediği bu nedenle yapılan hacizlerden bir sonuç alınamadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca tapu sicil ve trafik tescil bürosundan gelen yazılarda da adına kayıtlı mala rastlanmadığı bildirilmiştir. Mal beyanı dilekçesine konu 787 Ada 1 parsel de kayıtlı taşınmazda borçlunun hissesi 22.8.2007 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere borcu karşılamaya yetmemektedir. Bu durumda borçlunun aczinin gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece dava koşulunun varlığı kabul edilip, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda gösterilecek deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8.maddesine göre davalı yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.