Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11185 E. 2023/88 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11185
KARAR NO : 2023/88
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3 E., 2021/1034 K.
DAVACILAR : 1-… 2-…
3-… 4-…
5-… 6-…
vekilleri Avukat …
DAVALILAR : 1-…
vekili Av. …
2-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 04.07.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/434 E., 2020/505 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı …Ulaşım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteği sigortalı …’ın 02.01.2019 tarihli iş kazası neticesinde 10.01.2019 tarihinde vefatı nedeniyle eşi … lehine 10.000,00 TL, çocukları …,…,…,… için 1.000,00 TL’şer destekten yoksunluk tazminatı ile beraber cenaze ve defin gideri olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili 30.09.2020 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini eş … için 274.192,00 TL’ye, çocukları … için 52.658,34 TL’ye, … için 31.944,13 TL, … için 76.748,16 TL’ye ve … için 5.231,95 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı …Ulaşım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanım zamanaşımına uğradığını, sigortalının araç kullanmayı bilmeyen …’dan aracı kullanmasını istemesi nedeniyle müvekkili şirketin kusurunun olmadığını illiyetin sigortalı ve Kemal Yılmaz’ın müvekkili şirketin talimatı dışına çıkan eylemleri ile kesildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

2.Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayın poliçe teminat kapsamında olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun A.2.B maddesine göre; karayolu sayılan alanlar ve diğer alanlardan genel trafiğe açık yerler ile karayoluyla trafik bağlantısı olan yerlerin karayolu olarak tanımlandığını, dava konusu kazanını davacıların desteğinin çalıştığı davalı resmi kuruluşa ait bahçede meydana geldiğini, kazayı yapan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, poliçenin kapsamının bedeni zarar halinde maddi tazminat olduğunu, cenaze ve defin giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru kadar olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle

1.Davanın kısmen kabulü ile; davacılardan … için 274.192,00 TL, … için 5.231,95 TL, … için 52.658,34 TL, … için 31.944,13 TL ve … için 76.748,16 TL olmak üzere toplam 440.774,68 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı …Ş.’nin sorumluluğunun poliçe limiti ile ve temerrüt tarihi olan 25.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar …, …, …, … ve …’a ödenmesine,

2. Davacılardan …’ın maddi tazminat davası ile davacıların cenaze ve defin giderine yönelik taleplerinin reddine,

3. Davacı taraf adli yardımdan yararlandığından başlangıçta alınamayan 44,40 TL maktu başvurma harcı ile Harçlar Kanunu uyarınca tahsili gereken 30.109,31 TL nispi karar ve ilam harcının (Davalılardan … Sigorta A.Ş.’nin bu miktarın 24.591,60 TL’lik kısmıyla sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,) karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekileri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf sebeplerinde özetle; olayın meydana gelmesinde müvekkillerinin murisinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, atfedilen %20 oranındaki kusurunda davalı şirkete ait olduğunu, dosyada mevcut delillerin bu doğrultuda olduğunu, ek rapor alınması talep edildiği halde çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, tazminat miktarlarının tespitinde hata yapıldığını, haklı itirazlarına rağmen ek rapor alınmadığını, hesap raporunda tazminattan %20 oranında indirim yapılmasının kabul edilemeyeceğini, tüm kusur ve sorumluluğun davalılara ait olduğunu, destekten yoksun kalan eş ve çocukların destek sürelerinin eksik hesaplandığını, tazminat miktarının gerçek zararı karşılamadığını, müvekkili … bakımından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, yerel mahkemece cenaze ve defin giderlerinin reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yapılan harcamaların 20.000 TL civarında olduğunu, dinsel tören bakımından yapılan masrafların araştırılmasını talep ettikleri halde taleplerinin reddedildiğini, oysa taleplerine ilişkin çoğu masrafın kayıt dışı olduğunu, geleneklere ve dini inanışa göre değerlendirme yapılıp tazminat takdir edilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarının bu yönde olduğunu beyanla istinaf talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.

2. Davalı …Ulaşım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf sebeplerinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, illiyet bağının olmaması nedeniyle bir sorumluluğunun bulunmadığını, uygun illiyet bağı araştırılırken zarara yol açan olaydan geriye doğru objektif bir gözle bakılması gerektiğini, dikkat ve özen ilkesine göre sorumlu tutulan kişinin kurtuluş kanıtı getirme olanağının bulunduğunu, buna göre kişinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini veya gösterse idi bile zararın kaçınılmaz olduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabileceğini, dosya kapsamındaki delillerden zarara neden olan müteveffa ile dava dışı Kemal’in kendilerine verilen talimatların dışına çıkarak hareket ettiklerinin açık olduğunu, müvekkilinin kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca kusur oranına göre müvekkilinin sorumlu olduğu miktarın açıkça belirtilmesi gerektiğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davalı …Ş. vekili istinaf sebeplerinde özetle; dava konusu olayın karayolunda meydana gelmediğini, trafik kazası kabul edilemeyeceğinden poliçe kapsamında olmadığını, olayın meydana gelmesinde davacılar murisinin %100 kusurlu olduğunu, kusura göre tazminat dağılımı yapıldığında poliçe limitinin tamamından müvekkilinin sorumlu olamayacağını, tazminat hesabında hata yapıldığı halde ek rapor aldırılmadığını, müteveffanın vefat tarihinde 38 yaşında olduğunu, ancak raporda bunun 37 sayıldığını ve aktif dönem tazminatının 1 yıl fazla hesaplandığını, davacı eşin 42 yaşında olduğunu, ancak raporda 41 yaşında sayılarak 1 yıl fazla hesaplama yapıldığını, işlemiş dönem hesabında (2 yıl) eşin destek payının 2/11 ve bunun karşılığının 17.728,00 TL olması gerekirken 21.768,21 TL tazminat hesaplandığını, ayrıca eşin 6 yıllık pasif dönem zararının bilinen son asgari geçim indirimsiz net ücret (2.103,98 TL) üzerinden hesaplanması gerekirken 3.040,00 TL gibi bir rakam esas alınarak fahiş bir pasif dönem tazminatı çıkarıldığını, müteveffanın ana-babası sağ olduğu halde onlara destek payı ayrılmadan davacılar için yüksek hesaplama yapıldığını, çocukların her birinin 1/11 destek payına karşılık alması gereken 8.914,00 TL iken 10.884,11 TL hesaplandığını, davacı …’ün bilinen dönem sonu olarak alınan 01.01.2021 tarihinde 22 yaşını ikmal ettiğini, ancak 1 yıl daha işleyecek dönem tazminatı hesaplandığını, 2 yıllık destek süresi bilinen dönem içinde kaldığından artık işleyecek dönem tazminatı kalmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Somut olayda; davacılar murisinin davalı şirkete ait işyerinde sigortalı olarak çalışırken 02.01.2019 tarihinde trafik kazası geçirdiği, bu olayın bir iş kazası olduğunun kurumca tespit edildiği, Mahkemece iş güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde kazazede …’ın % 20, davalı …Şti.’nin % 50 ve dava dışı araç sürücüsü …’ın ise % 30 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, aynı olaya ilişkin rücu dosyasında alınan yine iş güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü heyet raporunun da mevcut rapordaki tespitleri ve kusur oranlarını teyit eder şekilde tanzim edildiği anlaşılmıştır. Kusur raporunun dosya içeriğine, olayın meydana geliş şekline, 4857 sayılı İş Kanunu ile 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerine uygun düştüğü ve itibar edilebilir nitelik taşıdığı, kusur tespitine ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.

2. Davacıların cenaze ve defin gideri talep ettiği, davacıların cenaze gideri taleplerini ispat için herhangi bir yazılı delil sunmadığı, bu konuda tanık deliline de başvurmadığı görülmüştür. 5510 sayılı Yasa gereğince ölen sigortalının mirasçılarına SGK tarafından cenaze yardımı yapıldığı sabittir. Mahkemece talebin reddinde hata olmadığı anlaşılmıştır.

3. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle işçinin aylık net kazancının tespiti ile o dönemde kazancın asgari ücretin 1,87 katı olduğu belirlenerek bilinen dönem hesabının bu oran üzerinden yapılmasında, PMF yaşam tablosuna göre bilinen (işlemiş devre) hesabının rapor tarihi esas alınarak yapılması bu tarihten sonra ise bilinmeyen (işleyecek devre) hesabına geçilerek hesabın sürdürülmesinde, bilinen dönemdeki kazancın mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanıp bilinmeyen dönemdeki kazancın ise, yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulmasında, murisin doğum tarihi ile kaza tarihi dikkate alınarak yaşı ve bakiye ömrünün tespitinde, murisin dava dışı anne ve babasına destek payı ayrılmasını gerektirir dosya kapsamında bir bilgi ve belge olmadığı dikkate alındığında davacılar için belirlenen destek paylarında bir isabetsiz bulunmamasına göre hükme esas alınan hesap incelemesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

4. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, tarafların istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esas yönünden reddine dair” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili davalı …Ulaşım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz sebepleri olarak özetle; yukarıda açıklanan istinaf sebepleri ile benzer sebepleri göstererek ve özellikle davalıların %100 kusurdan sorumlu tutulmaları ve sigorta şirketinin bu kusur üzerinden sorumlu tutulmasına dair hüküm kurulması, aynı zamanda hesabın hatalı olduğunu, istinafa getirmediği bakiye ömür tablosu olarak TRH 2010 tablosunun hesapta dikkate alınması, cenaze ve defin giderlerinin 20.000,00 TL civarında olmasına karşın reddinin hatalı olduğuna işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı …Ulaşım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; yukarıda açıklanan istinaf sebepleri ile benzer sebepleri göstererek ve özellikle davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu iş kazasında iş kazasını müvekkiline bağlayan illiyet bağının davacı ağır kusurlu eylemi ile kesildiğine işaretle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
C.A. Davalı …Ulaşım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin davacılardan …, …, …, … ve … lehine hükmedilen tazminatlar yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı … için 5.231,95 TL, … için 52.658,34 TL, … için 31.944,13 TL ve … için 76.748,16 TL maddi tazminata karar verildiği her bir tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davacılar vekilinin tüm hükümlere, davalı …Ulaşım Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti vekilinin davacı … lehine hükmedilen tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat esen sigortalının hak sahiplerinin destekten yoksunluk tazminatı ile cenaze ve defin giderine hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 417.maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenlerin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar vekili ile davalı …Ulaşım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlere ve özellikle somut olayda mahkemece davaya konu iş kazası nedeniyle hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetlerinin iş kazasının oluşuna uygun olması, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması, hesapta esas alınan bakiye ömür tablosuna yönelik itirazın yargılama ve istinaf aşamasında ileri sürülmemesi, davacı tarafça SGK tarafından karşılanmayan cenaze ve defin gideri bulunduğunu usulüne uygun olarak ispat edememiş olmaları dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı …Ulaşım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin davacılardan …, …, …, … ve … lehine hükmedilen tazminatlara ilişkin temyiz isteminin miktardan reddine,

2. Davacılar vekilinin tüm hükümlere, davalı …Ulaşım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin ise davacı … lehine hükmedilen tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.