YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13729
KARAR NO : 2023/293
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, katılanın temyiz isteğinin süresine ilişkin değerlendirmede; 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle katılanın yanıltıldığı anlaşıldığından 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği katılanın temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun da bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2012/953 Esas, 2014/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 6 … hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2012/953 Esas, 2014/220 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/24312 Esas, 2017/23424 Karar sayılı kararı ile “…26.09.2012 tarihli iddianamede; temyiz dışı sanık … …’ un müştekiyi arayarak emniyet tarafından yürütülen büyük bir dolandırıcılık operasyonu kapsamında suçluların yakalanabilmesi amacıyla belirtilen telefon numaralarına kontör göndermesi gerektiğini söylemesi üzerine, paniğe kapılan müştekinin yaklaşık 12.000 TL tutarındaki parayı ATM makineleri vasıtasıyla kartsız işlem yapmak suretiyle diğer sanık … adına kayıtlı 30858546 nolu hesaba yatırdığı iddia edilmesi karşısında sanıkların eyleminin , hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2018/125 Esas, 2018/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 … hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanın temyiz isteği; mağduriyetinin giderilmesi için hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği; suçun sübut bulmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; katılanın kullandığı 0534… numaralı cep telefonunu 0506… numaralı telefon hattından arayan kişinin emniyet tarafından yürütülen büyük bir dolandırıcılık operasyonu kapsamında suçluların yakalanabilmesi amacıyla belirtilen telefon numaralarına kontör göndermesi gerektiğini söylemesi üzerine paniğe kapılan katılanın yaklaşık 12.000,00 TL tutarındaki parayı ATM makineleri vasıtasıyla kartsız işlem yapmak suretiyle sanık adına kayıtlı 30858546 nolu hesaba yatırdığı, söz konusu paranın bu hesaba bağlı banka kartı ile Şanlıurfa’daki bir ATM makinesinden çekildiği, sanığın kredi kartının o dönem çalındığını, kaybolduğunu 1 hafta sonra anladığını ve anladıktan sonra iptal ettirdiğini belirten savunmalarının yaşamın olağan koşullarına uygun düşmediği gibi olası cezadan kurtulmak amacına yönelik olduğu değerlendirildiğinde bu beyanlara itibar etme olanağının bulunmadığı, kaldı ki sanığın kendisine ait banka kartının kaybolduğu veya çalındığını resmi herhangi bir kayıtla kanıtlayamadığı, sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına (L) bendi kapsamına alındığı ancak 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanık lehine olan aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasının tatbiki gerektiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinden mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, banka, GSM şirketleri ve diğer kurumların cevabi yazıları, bilirkişi raporu, sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
4. Hukukî süreç kısmının (2) numaralı paragrafında belirtilen bozma kararından sonra alınan beyanında sanığın uzlaşmak istemediğini açıkça ifade etmesi nedeniyle Mahkemece uzlaştırma prosedürünün tatbik edilmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 22.07.2011 tarihi olarak gösterilmesi yerine 22.07.2012 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
2. Sanığın sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; her ne kadar sanık cezaevi idaresi vasıtasıyla sunduğu 08…..2022 tarihli dilekçesiyle uzlaşma yasasından faydalanıp katılanın zararını gidermek istediği beyan etmiş ise de, sebebi olay ve olgular kısmının (4) numaralı paragrafında belirtildiği üzere, Mahkemece uzlaştırma prosedürünün tatbik edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Katılanın ve sanığın diğer temyiz nedenleri yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanın ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2018/125 Esas, 2018/266 Karar sayılı kararında katılan ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.