YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5270
KARAR NO : 2023/31
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafii Av. …..’ın duruşmalı inceleme talebinin, süresinden sonra yapıldığı anlaşılmakla; 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/134 Esas, 2020/218 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/3630 Esas, 2020/2773 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 1. cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği, istinaf isteminin esastan reddine dair kararı hukuka uygun bulunması nedeniyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kesin ve somut delil bulunmadığına, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine,
2. Tanık …’in mahkeme huzurunda dinlenmediği, delillerin mahkeme huzurunda incelenmesi ilkesinin ihlal edildiğine,
3. Hasan Çelik isimli şahsın tanıklığına başvurulmadığına,
4. 0531 840 51 13 numaralı hat sahibinin araştırılmadığı, HTS kaydı alınmadığına,
5. İsim benzerliği olduğuna ve yanlış teşhis işlemi yapıldığına,
6. Eksik araştırma ve inceleme yapıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanığın, tanık …’e sentetik kannabinoid grubunda yer alan uyuşturucu maddeyi sattığı, tanığın rızasıyla suça konu uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, olay tutanağı içeriği, tanık …’in soruşturma aşamasındaki beyanı dikkate alınarak sanığın suç ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay tarihinde kolluk görevlilerinin durumdan şüphe ederek takibe aldıkları tanığın, sanıktan suça konu sentetik kannabinoid grubunda yer alan uyuşturucu maddeyi satın aldığı, tanık ve sanığın takip kesilmeksizin yakalandıkları, kolluk görevlilerince olayın görüldüğü, mahkeme huzurundaki ifadelerinde de tutanak içeriğini doğruladıkları ve bu şekilde sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler ve tüm dosya kapsamına göre aşağıda belirtilen dışında yaptırımların ve delillerin takdirinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2015/980 Esas, 2017/299 Karar sayılı ilamında tekerrüre esas alınan Gaziosmanpaşa 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.11.2012 tarihli ve 2012/592 Esas, 2012/1391 sayılı kararının Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 05.10.2016 tarihli ve 2015/4458 Esas, 2016/5007 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bu nedenle kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığı halde; sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/3630 Esas, 2020/2773 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
5271 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan “hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanan” ve ” 2. KEZ MÜKERİR SAYILARAK” ibarelerinin çıkartılması,
Suretiyle, hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.