Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4647 E. 2008/1147 K. 11.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4647
KARAR NO : 2008/1147
KARAR TARİHİ : 11.03.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı …. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, 1.605.00 YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı …. vekili hasar bedelinin ödendiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile, 1.605.00 YTL’sı tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline davalı ….’nin 14.7.2004 tarihinden 8.12.2004 tarihine kadar işlemiş faizden, diğer davalıların davacının sigortalısına ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. ve 12. hükümlere göre vekalet ücreti verilmiş olmasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99/1. maddesinde “sigortacının , kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü
../…

-2-
2007/4647
2008/1147

içinde ödeme yapacağı” hükme bağlanmıştır. Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Davacının davadan önce 23.06.2004 tarihli yazısı ile davalı ….’ye başvurduğu ancak bu yazının davalıya tebliğ tarihinin dosya kapsamından belli olmadığı görülmektedir. Mahkemece, davadan önce davalı … şirketine başvuru yapıldığına göre anılan hüküm gereğince tebliği tarihi tesbit edilerek sonucuna göre bu davalı yönünden faiz hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtar tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faizden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bente açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı fazla alınan 307.83 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden kalan onama harcın temyiz eden davalı …’ne iadesine 11.3.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.