YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15001
KARAR NO : 2009/14206
KARAR TARİHİ : 03.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin davalılardan işverene ait işyerinde 15.12.2004- 10.4.2005 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı murisinin davalı işverene ait işyerinde 15.12.2004-10.4.2005 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, …’a ait market işyerinin tespiti istenen dönemde …’un yurt dışında olması nedeniyle davacının murisi eşi … … tarafından işletildiğini marketin 10.4.2005 tarihinde … … …’a devredildiği, devir işlemlerininde … … tarafından … adına yapıldığı, davalı … ile davacının eşi arasında hizmet akdi ilişkisinin olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Olayda sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için sigortalılık niteliğini edinmenin koşulları üzerinde durulmalıdır. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için aradaki iş ilişkisi kural olarak hizmet aktine dayanmalı, hizmet aktinin çalıştırana yüklendiği edim işverene ait işyerinde görülmeli, çalıştırılan 506 sayılı Yasa’nın 3. maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayan kişilerden olmamalıdır. somut olayda ikinci ve üçüncü koşulun oluştuğu konusunda bir uyuşmazlık mevcut değildir.
Uyuşmazlığın çözümü için davacı ile davalı … arasındaki ilişkinin hizmet aktine dayanıp dayanmadığının taştışılması gerekmektedir. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre “zaman” ve “bağımlılık” unsurları hizmet aktinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir. Çalışan kişi Borçlar Kanunu’nun 313. maddesinde öngörülen çerçeve içinde “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarını gerçekleştirecek biçinde çalışmaktaysa aradaki çalışma ilişkisi hizmet aktine dayanıyor demektir. Bilindiği gibi zaman unsuru çalışanın iş gücünü belirli, yada belirli olmayan bir süre içinde işverenin buyruğunda bulundurmasını kapsar. Hiç kuşkusuz çalışan bu süre içinde işveren veya vekilinin buyruğu ve gözetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir.
Burada sözkonusu olan bağımlılık ise her an ve durumda çalışanı denetleme ve buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı, bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.
Yapılan incelemede dinlenen tüm komşu işyeri tanıklarının, markette tek çalışan kişinin davacı murisi … …’un olduğunu söyledikleri, her ne kadar marketi Kardeşi … adına işletmiş olsa da, davacı murisi … …’un markette tek çalışan olduğu ve zaman ve bağımlılık unsurunun gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.